KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/15161 E., 2024/7638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/286 E., 2016/93 K.
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Şikayetçi Bakanlık vekilinin sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın cinsel organını katılan mağdurun bacağına sürttüğü iddiasıyla açılan kamu davasında, Salihli Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile; çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Sebep bildirmeksizin usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir
III.GEREKÇE
Katılan mağdurun ve annesinin beyanları, savunma, tanık ifadeleri ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas,
2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Salihli Ağır Ceza Mahkemesi kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15161, K. 2024/7638, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama