KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/16506 E., 2024/7172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/100 E., 2016/332 K.
- Suç
- Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)103/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/100 Esas, 2016/332 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2. cümle, 62/1 ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Olay yerindeki işçilerin ve işyerinde çalışan sanığın eşinin dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine, işyerinde kırka yakın işçi çalıştığına, şüpheden sanığın yararlanacağına, sanığın savunmasının istikrarlı olduğuna, mağdure ve annesinin beyanlarının çelişkili olduğuna, kararın gerekçesinde sanığın lehine ve aleyhine deliller değerlendirilmeden hüküm kurulduğuna, mağdurenin olaydan çok sonra şikayette bulunduğuna, sanıktan maddi menfaat edilme şüphesi olduğuna, mağdurenin ayrıca rızasıyla başka erkek arkadaşı ile seviştiğini söylediğine, gerekçenin soyut ve yetersiz olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Evli olan sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmediğine, mağdurenin olaydan iki yıl sonra şikayetçi olduğuna, beyanında rızası ile başka erkek arkadaşı ile de seviştiğini beyan ettiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun kararda açıklanmadığına, mağdurenin çalıştığı iş yerinin sanığın eşine ait olduğu ve iş yerinde sanığın eşi ile çalışan diğer bayanların da olduğuna, bunların dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin annesinin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/100 Esas, 2016/332 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16506, K. 2024/7172, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama