KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/16814 E., 2024/10303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/336 E., 2016/62 K.
- Suçlar
- Cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali, tehdit
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık, o yer Cumhuriyet savcısı
- Tebliğname görüşü
- Bozma, onama
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali ve tehdit suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İsteği
Verilen kararı kabul etmediğine, hükmün lehine bozularak beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Katılanın anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/3-d ve 35. maddelerini oluşturup oluşturmayacağı yönünde delillerin değerlendirilmesi ve suç niteliğini tayin görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek mahkumiyet hükmü kurulması, kabule göre ise mahkumiyet hükmü kurulan cinsel saldırı suçuna ilişkin maddenin kanuni alt sınırının suç tarihi itibarıyla beş yıl olarak belirtilmesine karşın altı haddi iki yıl olarak belirleyip eylemin silahla işlendiği gözetilmeksizin artırım yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın kendiliğinden katılanın istememesi üzerine cinsel ilişkiye girme ve öpme isteğinden vazgeçtiği ve bir müddet daha durduktan sonra evden ayrıldığı, İlk Derece Mahkemesince sanığın cinsel saldırı suçuna yönelik icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkânı bulunduğu halde ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden son vermesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 36/1. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükümleri de nazara alındığında sanık hakkında cinsel saldırı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği ancak gerçekleşen eylemlerin aynı Kanun'un 102/1-1. cümlesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezanın suç ve karar tarihi itibarıyla aynı Kanun'un 102/1-1. cümlesinde beş yıl olarak düzenlenmiş olmasına karşın, temel ceza belirlenirken hatalı şekilde iki yıl olarak belirlenmesi,
hukuka aykırı görülmüştür.
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 116/4 ve 106/2-a maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16814, K. 2024/10303, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama