KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/18483 E., 2024/406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
...
MAHKEMESİ
Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
2014/547 E., 2015/1092 K.
ŞİKAYETÇİ
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
KATILAN MAĞDURE : ... (...)
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : ...
SUÇLAR
Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, aralarında evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yapma
TEMYİZ EDENLER
Şikayetçi Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Her ne kadar suç tarihinden sonra hakkında verilmiş koruma kararı uyarınca Bakanlığa bağlı yurtta kalan mağdureyi kanuni temsil hakkının Bakanlığa ait olduğu düşünülebilir ise de kayden 09.09.1996 doğumlu olan mağdurenin karar tarihinden önce reşit olduğunun anlaşılması karşısında, kanuni temsil hakkı sona eren Bakanlığın katılma talepli temyiz dilekçesiyle hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı gözetilerek vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemi yönünden, hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,
1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası.
109 uncu maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ağrı 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 2 yıl 1 ay denetim süresi belirlenerek ertelenmesine;
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Bakanlığın temyiz isteminin esastan incelenmesi suretiyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Her ne kadar suç tarihinden sonra hakkında verilmiş koruma kararı uyarınca Bakanlığa bağlı yurtta kalan mağdureyi kanuni temsil hakkının Bakanlığa ait olduğu düşünülebilir ise de kayden 09.09.1996 doğumlu olan mağdurenin karar tarihinden önce reşit olduğunun anlaşılması karşısında, kanuni temsil hakkı sona eren Bakanlığın katılma talepli temyiz dilekçesiyle hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı nazara alınarak vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2.Yukarıda açıklanan nedenle Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla bu suç ile bağlantılı şekilde işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanun'un 12 ve 5271 sayılı Kanun'un 4 üncü maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün uygulamasına göre; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk hakkında aynı maddenin birinci fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ağrı 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2015 tarihli ve 2014/547 Esas, 2015/1092 Karar sayılı kararına yönelik Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2015 tarihli ve 2014/547 Esas, 2015/1092 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/18483, K. 2024/406, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama