KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/19702 E., 2024/6430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadoolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli, 2016/27 Esas, 2016/235 Karar sayılı kararı ile, sanığın, olay tarihinde katılanın rızası dışında vajinal yoldan cinsel ilişki yaşama ve katılanın hamile kaldığını öğrenmesine rağmen katılanla ilgilenmediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Katılanın sanığın eylemi neticesinde gebe kaldığı ve doğum yaptığı, sanığın katılanın hamile kalmasına rağmen cinsel ilişki yaşamadığı şeklinde beyanda bulunduğu, babalık davasının devam ettiği, çocuğun sanıktan olup olmadığına dair inceleme yapılmadığından eksik inceleme ile sanık hakkında hükümler kurulduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 233/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Aynı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 07.06.2016 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/19702, K. 2024/6430, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama