KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/20113 E., 2025/4709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1150 E., 2020/1518 K.
- Suç
- Nitelikli cinsel saldırı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle dosya kapsamında somut bir delilin bulunmadığına, Mahkemece yazılan hiçbir müzekkereye cevap alınamadığına, kararın gerekçelendirilmediğine, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, sanık hakkında suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla ceza verilemeyeceği kuralının çiğnendiğine, kararın bozulmasına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Suçun vatandaş tarafından Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlendiği gözetildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 19. maddesi uyarınca Türk Ceza Kanuna göre verilecek cezanın suçun işlendiği ülke kanununda belirlenen cezadan fazla olmayacağı hususu göz önüne alınarak bu husus araştırıldıktan sonra, sanığın cezasının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/20113, K. 2025/4709, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama