KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/20337 E., 2025/5016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/1868 E., 2017/2102 K.
- Suçlar
- Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle tek delilin mağdure anlatımı olduğuna, söz konusu mesajların mağdurenin sanığın evine gittikten sonraki döneme ait olduğuna, mağdurenin çelişkili beyanlarına üstünlük tanındığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle teşdit uygulanmadan alt sınırdan ceza tayin edilmiş olmasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi uyarınca arttırım yapılırken alt sınırdan arttırım yapılmasının ve takdiri indirim maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın askere gitmeden önce mağdure ile sevgili olduğu dönem içerisinde mağdureyi öpmesi şeklindeki eyleminin sanık tarafından zor kullanılarak gerçekleştiğine dair sanığın mahkumiyetine yeter somut delil bulunmadığından; sanık hakkında hükmedilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/20337, K. 2025/5016, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama