KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/20594 E., 2025/2283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/771 E., 2017/1274 K.
- Suçlar
- Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, suç vasfında hata düşüldüğüne, eksik inceleme ile verilen kararların usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, suç vasfında hataya düşüldüğüne, kararların usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın mahkumiyetine yeter somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile verilen mahkumiyet kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın işlediği kabul edilen eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve Mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5/1-c maddesine yönelik olarak 19.08.2020 günlü,
31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5/1-d maddesinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın olay gecesi araç içerisinde mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği, geceyi araç içerisinde geçirip tekrar sabah saatlerinde mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği şeklindeki eylemleri arasında mekan değiştirmedikleri, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek kadar kesinti bulunmadığı anlaşıldığından hüküm kurulurken şartları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 43/1 maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/20594, K. 2025/2283, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama