KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/21127 E., 2025/3712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/546 E., 2017/616 K.
- Suç
- Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel sitismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz ret, onama, bozma
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 06.04.2016 ve 07.04.2016 tarihli eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bafra Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın 06.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine, 07.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle, sanığın 07.04.2016 tarihli eyleminin sarkıntılık sınırlarını aştığına, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılarak sanığın mağdure üzerinde koruma ve bakım yükümlülüğü bulunduğundan hakkında nitelikli halin uygulanması gerektiğine, 06.04.2016 tarihli eylemin cebir ile gerçekleştirildiğine ve sanık savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın, katılan mağdureye karşı işlediği iddia edilen 06.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne karşı da istinaf başvurusunda bulunulmasına rağmen bu yönden karar verilmemesi,
2. Sanığın mağdureye karşı gerçekleştirmiş olduğu iddia edilen 06.04.2016 tarihli eylemi ile 07.04.2016 tarihinde işlediği kabul edilen eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesinde tanımlanan zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Servis şoförü olan sanığın mağdureye karşı gerçekleştirdiği kabul edilen 07.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103/3-d maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/21127, K. 2025/3712, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama