KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/22388 E., 2021/7566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı (mağdureler ..., ... ile ...'ya karşı); sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı (mağdure ...'ye karşı); müstehcenlik ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (mağdure ...'e karşı
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
KARŞI OY
Mahkemenin kabulüne göre;
Sanık, mağdur ...’in babası müşteki ...'ın apartman görevlisi olarak çalıştığı apartmanda ikamet etmektedir ve apartman yöneticisidir. Müşteki ... 04.09.2017 günü sitenin bahçesinde bulunan kuyunun içerisinde tamirat yapmaktadır. Sanık ise kuyunun dışındaki alanda yanında mağdurlar ... ve ... ile oturmaktadır. Bu sırada sanık mağdur ...'i kucağına alarak oturtmuş, bacaklarını sıkıp okşamış, boynunun dört beş parmak aşağısından ve dudağının kenarından öpmüştür.
Bunları aynı sitedeki başka bir apartmanda ikamet eden tanıklar ... ve ... görmüştür. Tanık ... müşteki ...'a camdan çocuklarını oradan uzaklaştırmasını söyleyerek bağırmıştır. Ardından tanık ... ile sanık arasında ağız tartışması çıkmış, tanık ... aşağıya inmiş ve taraflar arasında arbede yaşanmıştır. Olay bu suretle karakola intikal etmiştir.
Soruşturma aşamasında CD’si olmayan tutanak halindeki ifadesinde, sekiz yaşı içindeki mağdur ... olay günü babasının su kuyusunu temizlediğini, ablası ... ile birlikte bahçede olduklarını, sanığında orada olduğunu, sanığın kendisini yanına çağırdığını, kucağına oturttuğunu, bacaklarını sıktığını ve okşadığını, boynundan ve yanağından öptüğünü, boynunun altından ve dudağının kenarından da öptüğünü, babasının kuyuda olduğu için kendilerini göremediğini, yine yaz tatilindeyken bahçede kendisini kucağına oturttuğunu, boynunun altından ve yanağından öptüğünü, saçlarını okşadığını anlatmıştır.
Ancak mağdure yargılama aşamasında beyanından dönerek bu olayların hiç yaşamadığını söylemiştir.
Mahkeme sanık hakkında TCK’nun 103/1 fıkra 2 cümlesinden verdiği cezayı TCK’nun 43/1 fıkraya göre zincirleme suç nedeniyle de artırmıştır. Sayın çoğunluk ile aramızdaki fikir ayrılığı cinsel istismar suçunun zincirleme şekilde işlenip işlenmediği konusundadır.
Dava konusu olaylar mağdure ...’e yönelik 04.09.2017 günü ve yaz tatilinde herhangi bir gündür. İspatlanan ve gerçekleştiği konusunda herhangi bir ihtilaf olmayan husus 04.09.2017 günü gerçekleşen hadisedir. Mağdurun soruşturma beyanında geçen ve sonradan döndüğü ikinci olayın yaz tatilinde işlendiği konusunda başka hiçbir delil yoktur. Mağdur çocuk ilk beyanından sonradan dönerek sanığın kendilerine karşı suç işlemediğini söylemiştir. Mağdur çocuk beyanı, yaz tatili içinde gerçekleştiği iddia edilen olay yönünden ayrıntılı olmayıp genel ve soyuttur.
Bu beyandan da dönülmesi nedeniyle sanığın zincirleme şekilde suçları işlediğini kabule götürecek elde hiçbir delil kalmamıştır. Sanık hakkında önceden yapılmış bir şikayet yoktur. Tanıkların olayı görmesi üzerine tartışma ve kavga ortamında polise müracaat edilerek verilen ifadenin doğruluğu şüpheli hale gelmiştir. Çocuklar yaşları nedeniyle tesir altında kalıp olayları abartarak anlatabilir. İfade cd’si olmadığı için beyanın denetlenmesi mümkün değildir.
Çocuğun beyanından sonradan döndüğü de gözetildiğinde ikinci suçun işlenip işlenmediği belirsizdir. Ceza muhakemesinde esaslı her hususun ispatlanmış olması gerekir. Farklı zamanlarda cinsel istismar suçunun mağdur çocuğa karşı zincirleme şekilde işlendiğine dair delil olmayıp bu konu belirsiz ve şüpheli kaldığından TCK’nun 43/1 fıkrasının sanık hakkında uygulanması hukuka aykırıdır.
Mahkemenin gerekçesi bu yönüyle ispatlanan vakıaya uygun olmadığından bozulması yerine onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/22388, K. 2021/7566, 14 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama