İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/24429 K.2023/7960

Mağdure Gamze vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure Gamze'nin velayet hakkına sahip anne ve babasının kovuşturma evresinde alınan ifadelerinde şikâyetçi olmadığını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle…

Esas2021/24429Karar2023/7960Tarih4 Aralık 2023Okuma8 dk · 1.613 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2021/24429 E., 2023/7960 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2016/119 E., 2016/174 K.
Suçlar
Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hükümler
Mahkûmiyet, beraat
Tebliğname görüşü
Kısmî ret, kısmî onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.613 kelime·8 dk okuma·10 bölüm

Mağdure Gamze vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure Gamze'nin velayet hakkına sahip anne ve babasının kovuşturma evresinde alınan ifadelerinde şikâyetçi olmadığını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,

1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli, 2016/119 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararı ile; 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği

Suça sürüklenen çocuğun suçu işlemediğine, soruşturma aşamasında baskı nedeniyle atılı suçu ikrar ettiğine, mağdurenin bakire olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği

Herhangi bir gerekçe bildirilmeksizin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

IV. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince; '' Yapılan yargılama ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuk ... soruşturma safhasında müdafii huzurunda jandarma, C.

Savcılığı ve sorgu hakimliği önündeki savunmalarında iddianamede belirtildiği gibi mağdureyle birden çok cinsel ilişkiye girdiklerini ikrar etmesine karşın mahkememiz önünde bu beyanlarından dönerek mağdureyle kesinlikle ilişkiye girmediğini, önceki beyanlarının baskı altında alındığını savunmuş, aynı şekilde mağdure de soruşturma safhasında usulünce alınan beyanında suça sürüklenen çocuğun beyanları ile SSÇ nin eylemi zorla gerçekleştirdiği iddiası dışında olayların yaklaşık zamanları,

meydana geldiği yerler ve meydana geliş şekilleri ile genel olarak örtüşecek şekilde beyanda bulunmuş olmasına ve bu beyanlarını adli tıp raporunda belirtildiği üzere muayene sırasında ifade kapsamında olmamakla birlikte kendisini muayene eden doktora da tekrar etmiş olması, ancak bu kez eylemin kendi rızası ile meydana geldiği ancak sonuçlarından pişman olduğu yolundaki beyanlarına rağmen mahkememiz önündeki beyanında bu kez gerçekte böyle bir olayın meydana gelmediği, SSÇ ile hiç cinsel ilişkiye girmediklerini, kullandığı ilaçların etkisi ile o şekilde beyanda bulunduğunu beyan etmiş ise de.

SSÇ nin soruşturma safhasında jandarma, C. Savcılığı ve sorgu hakimliği önünde üstelik üç farklı müdafii huzurunda usulünce alınan beyanlarındaki ikrarının içeriği, üstelik özellikle C.

Savcılığınca alınan beyanında kendisinin sorgudaki kendisine okunan beyanlarının doğru olduğunu, bunları herhangi bir baskı altında kalmadan söylediğini beyan etmesinden sonra olayı tekrar anlatması, SSÇ nin mahkememiz önündeki beyanında bir taraftan jandarmada avukatının gelmesinden önce kendisine baskı yapıldığını, avukat geldikten sonra da komutanın kendisine söylediği gibi ifade verdiğini beyan etmiş olmasına karşın, kendisinin soruşturam safhasında alınan ilk beyanı ve sonraki beyanlarında özellikle ayrıntılara ilişkin beyanlarının mağdurenin beyanlarıyla da kısmen örtüştüğü,

yaşanmamış bir olayın bu ayrıntılarla birlikte iki kişi tarafından aynı şekilde anlatılması ve kendisini yönlendiren jandarma komutanının da bunları bilmesinin mümkün olmadığı hususu sorulduğunda ise, bu kez jandarmadaki beyanının hikayeden ibaret olup bunun da o an aklına geldiğini beyan etmiş olması itibarı ile kendi beyanı içerisinde düştüğü çelişkiler, SSÇ nin iddia ettiği gibi jandarmanın kendisine bu konuda baskı yapmasını gerektirecek ciddi bir neden görülmediği gibi aynı beyanlarının başka müdafiiler huzurunda C.

Savcılığı ve sorgu hakimliği önünde de tekrar etmiş olması, mağdurenin soruşturma safhasında alınan beyanları ile genel hatları itibarı ile örtüşmesi, sanığın özellikle beyanlarının içeriğindeki ilk ilişkiden sonra kendisi istendiğinde mağdurenin kabul etmediği, mağdurenin istediğinde ise kendisinin kabul etmediği,

ancak daha sonra tekrar birlikte oldukları yönündeki anlatımındaki detaylara ilişkin samimiyet ayrıca yukarıda da belirtildiği üzere iki kişi tarafından gerçekte yaşanmamış bir olayın aynı şekilde benzer ayrıntılarla yer, zaman, meydana geliş şekline ilişkin ayrı ayrı anlatılmasının veSSÇ nin özellikle de ilişkiye girdiği yer ilişkiye girme şekli hatta boşalma şekli ve boşaldığı yer ve nedenine ilişkin ayrıntılara ilişkin beyanının tamamen jandarma tarafından yazılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi,

mağdure ve müştekilerin mahkememiz önündeki aynı suça sürüklenen çocuğa ilişkin Hülya isimli kızlarına ilişkin iddialar yönünden çelişkili beyanları ve bu olaydan önce de SSÇ ile ilgili benzer bir olayın aile arasında anlaşmaya varılarak kapandığının anlaşılması birlikte değerlendirildiğinde SSÇ nin tutuklandığı ana kadar olayı ayrıntılarıyla samimi şekilde anlattığı, ancak tutuklanmasından sonra aynı zamanda akraba olan tarafların SSÇ yi cezadan kurtarma gayreti ile hareket ettikleri bu nedenle müştekiler ve dinlenen tanıkların beyanlarının samimiyetten uzak olduğu,

SSÇ nin soruşturma safhalarında usulünce ve üç ayrı müdafii huzurunda alınan üç ayrı beyanlarındaki ikrarlarına itibar edilmemesi itin bir neden görülmediğinden SSÇ nin soruşturma safhasındaki beyanlarına itibar ile birlikte SSÇ nin soruşturma safhasındaki beyanlarında mağdurenin de beyanlarına uygun olarak cinsel organını mağdurenin cinsel organına tam olarak soktuğunu beyan etmiş ise de mağdureye ait Zonguldak ATK Şube Müdürlüğünün 11/04/2016 tarihli raporunda, mağdurenin kızlık muayenesinde yeni ya da eski travmatik bulgu bulunmadığı,

kızlık zarının sağlam olduğu ve yırtılmaksızın da duhule müsait olmadığı yönündeki görüşü, ssç ve mağdurenin mahkememiz önünde olayın meydana geliş şeklini anlatma niyetlerinin olmadığı bu nedenle ilişkiye girmiş olmalarına rağmen kızlık zarının neden yırtılmamış olabileceği hususunda kesin bir tespit yapılamayacağı bu nedenle taraflar arasında cinsel bir ilişki yaşanmakla birlikte bunun SSÇ nin cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürtünmesi şeklinde de meydana gelmiş olabileceği,

mağdure ve SSÇ nin bunu farklı algılamış olabilme ihtimallerinin bulunduğu dikkate alınarak bu konudaki şüphe SSÇ lehine değerlendirilerek mağdurenin suç tarihindeki yaşı da dikkate alınarak ilişkinin 6545 sayılı yasa ile değişik TCK.nın 103/1.

Maddesi kapsamında basit cinsel istismar kapsamında kalacağı, özellikle SSÇ nin cinsel organının mağdurenin cinsel organına lehe değerlendirme ile sürtmüş olması ve daha sonra cinsel arzuları tatmine yönelik boşalmış olduğu dikkate alındığında bunun aynı maddenin 2. Cümlesinde belirtilen sarkıntılık kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, yine mahkememiz önünde olayın gerçeklerini anlatmaktan kaçınan SSÇ ve mağdurenin soruşturma safhasındaki beyanlarında ilk ilişkinin 2015 yılı ağustos ayı içerisinde meydana gelmiş olduğu anlaşılmakla birlikte son ilişkinin hangi tarihte olduğunun kesin olarak tespit edilemediği,

zira SSÇ nin jandarma ve C. Savcılığındaki beyanlarında son ilişkinin 2015 yılı Ekim Ayı içeriside meydana geldiğni beyan etmiş olmasına karşın sorgu hakimliği önünde usulünce alınan beyanında, son ilişkinin Eylül ayı başlarında meydana geldiğini beyan etmiş olması dikkate alınarak SSÇ nin yaşı itibarı ile SSÇ lehine değerlendirilerek son ilişkinin 2015 yılı Eylül ayı içerisinde meydana geldiği,

her ne kadar mağdure soruşturma safhasındaki beyanında SSÇ nin kendisiyle zorla ilişkiye girdiğini iddia etmişse de SSÇ nin soruşturma safhasındaki mahkememizce itibar edilen ikrarını içerir beyanlarının aksine SSÇ nin mağdureye karşı cebir şiddet kullandığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, mağdurenin muayene sırasındaki beyanının da bu hususu doğruladığı, bu nedenle SSÇ nin SSÇ ...'in olay tarihleri itibari ile 15 yaşından küçük mağdure ...'e karşı;

ilki 2015 yılı ağustos ayı içine ve ikincisi de 2015 yılı eylül ayı içinde olmak üzere mağdurenin rızası ile aynı mağdureye yönelik aynı suç işleme kastıyla birden fazla zincirleme basit cinsel istismar suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan, TCK.nın 103/1. 1 cümle, 43/1, teselsülün kesildiği tarih itibarı ile SSÇ nin 18 yaşını tamamlamamış olması dikkate alınarak TCK.nın 31/3 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.

SSÇ hakkında mağduru cinsel amaçla hürriyetinden kısıtladığı iddiası ile kamu davası açılmış ise de.

SSÇ'nin mağdura yönelik basit cinsel istismar eylemlerni boyunca bizzat mağdurun yaşadığı evinde tutmasının cinsel istismar suçunun unsuru niteliğinde olduğu, ayrıca eylemleri işlemek için mağdureyi farklı bir yere götürmediği ve mağdureyi eylem boyunca yine bulunduğu yerde tutmaktan ibaret eyleminde SSÇ nin mağdura yönelik olarak ayrıca alıkoyma eyleminin bulunmadığının anlaşılması karşısında;

unsurları itibari ile oluşmayan hürriyetten yoksun kılma suçu nedeni ile 5271 sayılı CMK'nun 223/2-a maddesine göre beraatine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur'' gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan beraat, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

V. GEREKÇE

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babasının kovuşturma evresinde alınan ifadelerinde şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmaması karşısında, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli, 2016/119 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli, 2016/119 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/24429, K. 2023/7960, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
  6. B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
  7. IV. Olay Ve Olgular
  8. V. Gerekçe
  9. A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
  10. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
  11. V. Karar
  12. A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24429
Karar No
2023/7960
Tarih
4 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/24442 K.2023/9399
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/24459 K.2023/8054
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/24478 K.2023/14107
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/24532 K.2023/14206
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/24543 K.2023/9346
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/24546 K.2023/13431

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.