KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/26124 E., 2025/6123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/2055 E., 2018/540 K.
- Suçlar
- Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati ile çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine,
Bölge Adliye Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun ise kabulüyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Özetle, mağdure ve tanıkların aşamalardaki beyanlarının hem kendi içinde hem de birbiriyle çelişkili olduğuna, HTS kayıtları incelenmeden, mağdurenin kemik yaşına ilişkin rapor alınmadan ve keşif yapılmadan eksik araştırma ile karar verildiğine, mağdurenin soyut anlatımları dışında dosyada delil bulunmadığına, hükme esas alınan ses kaydının hukuka aykırı bir yöntemle elde edildiğine, mükerrer ceza verilemeyeceğinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, kabul etmemek kaydıyla eylemlerin sarkıntılık safhasında kaldığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemlerini cebir ve tehdit yoluyla gerçekleştirdiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/4. maddesinin tatbik edilmemesinin usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğuna, sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1. Katılan mağdurenin kovuşturma safhasında verdiği 02.05.2017 tarihli ifadesinde dedesinin evine bayramlaşmaya gittikleri gün sanığın kendisine bir şey yapmadığını belirtmesi, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesince sanığın, son eylem tarihinden önce katılan mağdureye istismarda bulunduğuna dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen cezasının zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2. Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın son eylem tarihinde katılan mağdurenin belinden sarılarak dudağından öpme şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26124, K. 2025/6123, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama