KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/26378 E., 2025/4419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/3880 E., 2018/1516 K.
- Suçlar
- Cinsel saldırı, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, nitelikli cinsel saldırı suçundan beraati ile kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine ve kasten yaralama suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ NEDENLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delil bulunmadığına, cinsel ilişkinin rıza ile gerçekleştiğine, mağdurenin aşamalarda şikayetinden vazgeçtiğine, mağdurenin cinsel saldırıdan kaçma imkanı varken bu yönde bir irade göstermediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, üst sınırdan ceza verilmesi, takdiri indirim hükmünün uygulanmaması ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/4. maddesi gereği gerçek içtima hükümleri uygulanarak kasten yaralama suçundan da ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 26.10.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kasten yaralama suçlarından açılan kamu davasına ilişkin yapılan incelemede;
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Oluşa uygun kabule göre sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 86/1. uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu 17.01.2017 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, şikayetçinin aşamalarda değişen çelişkili ifadeleri, savunma, ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın olay gecesi reşit şikayetçiye zorla nitelikli cinsel saldırıda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 303 ve 223/8. maddeleri gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26378, K. 2025/4419, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama