KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/26797 E., 2025/4149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3013 E., 2019/219 K.
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın cinsel kastının olmadığına, aslında korkan mağduru teskin etmeye çalıştığına, sanığın yaşı gereği cinsel arzusunun tespitine yönelik rapor alınması gerektiğine, kamera görüntülerinde yer almayan şekilde soyut delillerle karar verilmesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. ...Üniversitesi Hastanesi'nce düzenlenen 05.10.2018 tarihli sağlık kurulu raporunda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu belirtilmesine rağmen anılan raporun içeriği itibarıyla yetersiz olması karşısında, Mahkemece sanık hakkında suç tarihi itibarıyla ve yargılamaya konu eylemler kapsamında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32. maddesi uyarınca “Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda,
Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya aynı ölçütlere göre oluşturulmuş üniversite hastane heyetinden sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de; olayın intikal şekli ve süresi, mağdurun aşamalardaki beyanları, savunma, tanık anlatımları, muayene raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın mağdura yönelik fiziksel temas içeren eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alındığında, mevcut haliyle eylemin bir bütün olarak 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2. ve 3. cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeyip, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26797, K. 2025/4149, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama