KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/27206 E., 2026/351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/175 E., 2019/304 K
- Şikayetçi
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
- Suç
- Nitelikli cinsel saldırı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık ...'ın savunmasının alındığı 26.09.2016 tarihli duruşmaya özel avukatı Av. ... ile birlikte geldiği ve savunmasını adı geçen müdafii ile beraber yaptığı, bu durumda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 156/(3). maddesinde "Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer." hükmüne göre baro tarafından atanan zorunlu müdafii Av. ...'ın görevinin sona erdiği Bölge Adliye Mahkemesi kararının Av ...'na tebliği gerektiği halde tebliği yapılmadığı anlaşılmakla eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sübuta, mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına, mağdurenin şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin dilekçesi gözetildiğinde hükmün bozulması talebi ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra mağdurenin 04.10.2018 tarihli dilekçe ile sanığın kendisine yönelik rızası dışında herhangi bir cinsel eyleminin olmadığını belirtmesi karşısında, anılan dilekçe kapsamında mağdurenin beyanları alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/27206, K. 2026/351, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama