İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2021/27994 Karar: 2025/6234 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/27994 K.2025/6234

9. Ceza Dairesi 2021/27994 E. , 2025/6234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2730 E., 2018/1643 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ S

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2021/27994 E. , 2025/6234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2730 E., 2018/1643 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ S

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2021/27994 E. , 2025/6234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2730 E., 2018/1643 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kaman Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Eşinin Temyiz İstemi Özetle, katılan beyanı dışında delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1 maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan katılanın ve davayla ilgisi olan diğer tanıklar ... O. ile ... A.'nın duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili olarak bizzat hükmü veren mahkemece dinlenip taraflara soru sorma imkanı tanınarak, açık ve ayrıntılı beyanlarının tespiti, bunun mümkün olmaması halinde ise katılanın kaydedilen görüntülerinin duruşmada hazır bulunanlarca izlenip sanık ile varsa müdafiine diyecekleri sorulduktan; 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesi göz önünde tutularak doğrudan hükmü veren mahkemece sanığın savunmasının alınmasından sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi 5271 sayılı Kanun'un 289/1-h maddesinde öngörülen "hüküm için önemli hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" şeklindeki kesin hukuka aykırılık hallerini oluşturduğu kabul edilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığının eşi tarafından öne sürülen temyiz isteminin kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak Başkan ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin Sayın çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf; sanık ile katılan mağdurenin Bölge Adliye Mahkemesince açılan duruşmada bizzat dinlenmesi gerekip gerekmediğine, istinabe suretiyle alınan beyan ve savunmaların hüküm tesis etmek için yeterli olup olmadığına ilişkindir. Yargılama konu sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu Türk Ceza Kanunu'nun 102/1-2. cümlesinde düzenlenmiş olup alt sınırı 3 yıl hapis cezasını gerektirmekte, öngörülen ceza miktarının alt sınırı dikkate alındığında sanık yönünden bir talimat yasağı bulunmamaktadır. Sanık ilk derece mahkemesinde istinabe suretiyle alınan savunmasında duruşmadan vareste tutulmayı talep etmiştir. Bölge adliye mahkemesince açılan duruşmada sanığın savunması iki defa istinabe suretiyle alınmıştır. İstinabe yoluyla alınan savunma, katılan mağdurenin ifade tutanağı gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar bölge adliye mahkemesince açılan duruşmada okunmuştur. Yargılamanın tüm aşamalarında sanığın duruşmada hazır bulunması gerektiğine ilişkin mahkemece verilmiş bir karar bulunmamaktadır. Yine, sanığın hüküm tarihi itibariyle herhangi bir suçtan tutuklu da bulunmadığı uyap kayıtlarında yapılan sorgudan anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, ceza yargılamasında güvence altına alınan savunma hakkının yargılamada etkin şekilde sanığa kullandırılmış olması, adil yargılama hakkının makul sürede yargılamayı da kapsaması ile yukarıda tespit edilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bölge adliye mahkemesince açılan duruşmada sanığın savunması ile katılan mağdurenin beyanının istinabe suretiyle alınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı kanaatinde olduğumdan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla