Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2021/28002 E. , 2025/5387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/739 E., 2019/84 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2021/28002 E. , 2025/5387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/739 E., 2019/84 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesince, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın farklı tarihlerde mağdureye kollarına masaj yaptırdığı, mağdurenin göğüslerini sıktığı, poposunu sıkıp okşamaya çalıştığı ve mağdureyi kucaklayarak kucağına oturtup boynundan öperek vücudunun değişik yerlerini ellediği şeklinde kabul edilen eylemleri nedeniyle atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanık Müdafiinin ve Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Olay tarihinde on bir- on iki yaşları içerisinde olan mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ...'ın 18.01.2018 tarihli celsede tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve İlk Derece Mahkemesince beyanı alındığı tarihte on beş yaşından küçük olan mağdureye 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b maddesinde düzenlenen kanuni haklarının hatırlatılmadığı ve şikayet ile katılma hususlarında beyanlarının sorulmadığı anlaşılmakla velayet hakkına sahip anne ile inceleme tarihi itibarıyla reşit olan mağdurenin davadan usulune uygun şekilde haberdar edilip, mağdureyi bu dosyada temsil etmesi için kanuni temsilcinin iştirakiyle yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 234 ve devam maddeleri gereğince taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun' un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin ve Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafii ve mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.