Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2021/28025 E. , 2025/4133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3457 E., 2019/725 K. SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2021/28025 E. , 2025/4133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3457 E., 2019/725 K. SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Sanık hakkında şikayetçilere yönelik cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın şikayetçi ... yönelik cinsel taciz ve şikayetçi ... yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II.TEMYİZ NEDENLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Canlı teşhis işleminin mevzuata aykırı olarak icra edildiğine, sanığın atılı suçları işlediğine dair dosyada delil bulunmadığına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ek savunma alınarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, tanıkların savunmayı teyit eden anlatımlarda bulunduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında atılı suçlardan alt sınırdan hükümler kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Şikayetçi ... Yönelik Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Şikayetçi ... Yönelik Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın işlediği kabul edilen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve Mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5-d maddesinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Şikayetçi ... Yönelik Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Şikayetçi ... Yönelik Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.