KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/28232 E., 2025/5804 K.
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1718 E. 2018/1822 K
- Suç
- Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
327 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istimarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Osmaniye
3. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde şikayet yokluğu nedeniyle düşme hükmünün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın mağdurenin yüzüne ve saçlarına cinsel amaçla dokunduğu kabul edilerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında ceza ehliyetine dair alınan raporun uygun olmadığına, eksik incelemeye, cinsel amaç bulunmadığına, hükmün bouzlmasına ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında düzenlenen ......................Eğitim Ve Araştırma Hastanesinin 20.06.2017 tarihli raporunda sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçuna karşı ceza ehliyetinin tam olduğunun belirtilmesine rağmen, sanığın adli sicil kaydında yer alan Osmaniye
2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/614 Esas, 2019/239 Karar sayılı kararında akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbiri uygulandığının belirtilmesi karşısında Mahkemece sanık hakkında suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca "sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı' suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan sağlık kurulu raporu alınarak,
sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.