İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2021/28570 Karar: 2025/4717 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/28570 K.2025/4717

9. Ceza Dairesi 2021/28570 E. , 2025/4717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocu

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2021/28570 E. , 2025/4717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocu

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2021/28570 E. , 2025/4717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, mağdurenin ön cinsel bölgesine sürtünmesi şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemleri nedeniyle atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; mağdurenin çilişkili beyanlarda bulunduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, açıklanan nedenlerle sanık hakkında yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi .. ile babası .. kovuşturma aşamasındaki beyanlarında sanıktan şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini beyan etmeleri nedeniyle yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın aşamalarda dosyadaki mevcut doğum kaydına göre hastane doğumlu olan mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunu bildiği yönündeki savunması, sanık ile mağdure arasında sosyal medya üzerinden gerçekleşen konuşmalarda mağdurenin, sanığa orta okul son sınıf öğrencisi olduğunu ve yaşının on beş olduğunu söylemesi, sanık ile mağdurenin internet üzerinden tanıştıktan kısa bir süre sonra bir araya gelmeleri, Bölge Adliye Mahkemesince beyanının alındığı tarihte 13 yaş 6 aylık olan mağdurenin ifadesi sırasında bulunan psikolog bilirkişinin, mağdurenin harici görünümü itibariyle 15-16 yaş civarında olduğu yönündeki gözlemi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Bölge Adliye Mahkemesince mağdurenin kovuşturma aşamasındaki ifade CD'si izlenerek fiziki görünümü hakkında gözlem yapılmasının akabinde somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesindeki hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken İlk Derece Mahhkemesinin sanık hakkında hata hükümlerini uygulamamasında bir isabetsizlik bulunmadığı şeklindeki eksik ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure Vekili ile Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdure vekili ve şikayetçi Bakanlık vekilinin anılan karara ilişkin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca takdiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla