KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/6392 E., 2024/4466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/188 E., 2014/462 K.
Karar Metni
1.022 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde
olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj suçlarını, sanık ... hakkında ise çocuğun cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/188 Esas, 2014/462 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile;
a) Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43, 62 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 3-f, 5, 62 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ayhapis cezası ile cezalandırılmasına, şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun'un 107/1, 43, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ve 4.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 103/1, 62 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 134/1, 134/1-2.cümle, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun'un 107/1, 62 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ile 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi onama ve kısmi bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin sanığa yaşını on dokuz olarak beyan ettiğine ve sanığın bu nedenle yaş konusunda hataya düştüğüne, sanığın söz konusu fotoğrafları katılan mağdurenin ablasına gönderme nedeni katılan mağdurenin ablasını kendisine inandırmak ve gerekeni yapmaları hususunda uyarmak için olduğuna, sanığın atılı şantaj suçunu işlemediğine, sanık hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ve sair hususa ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delil olmadığına, katılan mağdurenin muayeneyi kabul etmediğine ve rapor alınmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ve sair hususa ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen
13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde 1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 107/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili ve başkaca delille doğrulanmayan beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, katılan mağdurenin soyut beyanları haricinde sanığın mahkumiyet için yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçlardan beraati yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde
Katılan mağdure beyanları, savunma, mesaj içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre, internet üzerinden tanışan sanık ve katılan mağdurenin fiziksel bir temas olmaksızın sanığın mağdureye cinsel içerikli mesajlar göndermek şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 105/1-son, 105/2-d maddelerinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması, yine sanığın internet üzerinden yazıştığı katılan mağdureyi soyundurmak ve görüntülerini kaydetmek şeklinde gerçekleşen eyleminin ise 5237 sayılı Kanun'un 226/3 maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunu oluşturduğu halde, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/6392, K. 2024/4466, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama