İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/7136 K.2023/2386

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci…

Esas2021/7136Karar2023/2386Tarih24 Nisan 2023Okuma5 dk · 1.019 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2021/7136 E., 2023/2386 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Nisan 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
Hüküm
Beraat
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.019 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/236 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, Adli Tıp raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığına, mağdurenin samimi beyanda bulunduğuna, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece "Mezkur davada elde edilen deliller, iddia ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanık ... üzerine atılı bulunan suçlamayı reddederek savunmasında inkara dayanmakta iddianame konusu olayın hiçbir şekilde vuku bulmadığı yönünde anlatımda bulunduğu görülmektedir.

Mağdur ...'in mahkememizce tespit edilen beyanında iddianame konusu olayları doğrulamak suretiyle beyanda bulunduğu, ayrıca mevcut anlatımında anal yoldan tam bir cinsel birleşmenin meydana geldiğini ifade ettiği, sanığın telkin ve isteği üzerine de hiç kimseye birşey söylemediğinin kötü bir şey olduğunu düşünmediği için de herhangi bir kimseye olaydan bahsetmediğini ifade ettiği görülmektedir.

Mağdur küçüğün beyanında geçen ve cinsel saldırı olayının vuku bulduğu esnada kapılarına geldiğini ifade ettiği komşuları olan ...'un mahkememizce tespit edilen yeminli anlatımında mağdur küçüğü yalanlamak suretiyle suçlama konusu olaylara hiçbir şekilde şahit olmadığını, olay günü de eve sanık ve mağdur küçüğün haberi olmaksızın girdiğini ve kızarak sessiz olmalarını söylediğini, bu esnada sanık ve mağdur küçükte de olumsuz bir tavır veya olağan dışı bir durum görmediğini ifade ettiği görülmektedir.

Yargılama konusu olayın aslen mağdur küçüğün başvuru veya anlatımıyla ortaya çıkan bir olay olmayıp, koruyucu aile yanında kaldığı esnada öncelikle mağdur küçüğün koruyucu annesi ...'yı okul çantası üzerinde seks yazılı bir kağıt bulması, tanık ...'nın arkadaşı olan ...'nın mağdur küçüğün cinsel içerikli bir kısım sakıncalı sitelere girdiğini arkadaşlarından öğrenerek koruyucu aileye söylemesi,

bu şekilde etrafında bulunan kişilerce farklı ve olağanın üzerinde cinsel merakının olduğunun tespit edilerek mevcut bu durumu ve davranışlarının sebebi sorulduğunda mağdur küçüğün anlatımı üzerine ortaya çıktığı, olay öncesinde mağdur küçük tarafından herhangi bir şikayetin veya anne baba ile sorumluluk sahibi olan kişilere anlatımının ve başvurunun bulunmadığı, fiziksel ve ruhsal anormal bir durumun görülmeksizin açıklanan şekilde olayın ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.

Tanık olarak yeminli anlatımına başvurulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında görev yapan Psikolog Selim'in mahkememizce alınan beyanında mağdur küçüğün bir kısım farklı hareket ve anlatımlarda bulunduğunu ifade etmekle birlikte bu davranışların net olarak kaynağını ifade edemeyeceğini açıklaması ayrıca mağdur küçüğün devam edegelen bir yalan söyleme alışkanlığı içerisinde olduğunu açıklamasının da mümkün olmadığını açıklamasına rağmen soruşturma aşamasında düzenlenen 01.04.2014 tarihli durum değerlendirme raporunun içeriğinde mağdur küçüğün aylık izleme sürecinde zaman zaman agresif davranışlar sergilediği ayrıca yalan söyleme

davranışı nedeniyle psikolog tarafından mesleki çalışmalar yapıldığı ve İzzet Baysal Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde psikiyatrik tedavi başlatıldığının belirlendiği görülmüştür.

Mahkememizce düzenlenen durum değerlendirme raporu doğrultusunda mağdur küçüğün ruh sağlığı hastanesinde devam eden tedavisine ilişkin olarak ilgili hastaneden teşhis ve tedavi süreci ile ilgili olarak bilgi sorulmuş, mezkur hastanenin mahkememize hitaben göndermiş olduğu sağlık raporunun incelenmesinde mağdur küçüğün öncelikli değerlendirilmesinde koruyucu aile yanında kaldığı esnada geceleri altını ıslatma, hırçınlaşma, sinir krizi geçirme şeklinde şikayetler üzerine uyum bozukluğu tanısı ile ilgili olarak ilaç tedavisine başlandığı,

mağdur küçüğün bu esnada yapılan muayenede şikayetlerinin babasının kendisine bakmak istememesi ve annesinin hasta olması sebebiyle kendisini dövmesi olduğu, bu sırada yalan söyleme huyunu bırakamadığı yönünde yakınmalarının olduğu, defresif şikayetlerinin olduğu düşünülerek ilaç tedavisine devam edildiği, mağdur küçükte çoğul kişilik bozukluğu tanısı düşünüldüğü, bu ana kadar geçen tedavi süresinin 19.11.2013 tarihinde başlayıp 21.03.2014 tarihine kadar geçen 4 aylık sürede oluştuğu, mağdur küçüğün 30.04.2014 tarihinde yapılan görüşmede ise abisi tarafından cinsel istismara maruz kaldığını söylediği anlaşılmıştır.

Söz konusu raporun sonuç bölümünde mağdur küçüğün Disosiyatif Bozukluk, Uyum Bozukluğu ve Enüreziz tanılarıyla uyumlu olduğu, öz ailesinin yanındayken yaşamış olduğunu ifade ettiği istismar sebebiyle bu durumların oluşmuş olabileceği kanaatinin bildirildiğini görülmüştür.

Yukarıda açıklanan maddi bulgular ışığında mağdur küçüğün öncelikle söz konusu cinsel istismar olayının yaşandığı an ve tarih itibariyle söz konusu olayı herhangi bir yakınına veya başkaca bir kimseye açıklamaması, yargılama konusu olayın oluştuğu belirtilen tarihten 2 veya 3 yıl sonra açıklanması, temin edilen genel adli ve adli tıp raporlarında hiçbir cinsel saldırı bulgusunun mevcut olmaması,

mağdur küçüğün cinsel nitelikte bulunan internet sitelerine girdiğinin haricen tespit edilmesinden sonrasında bununla ilgili açıklama istendiğinde suçlama konusu olayın ifade edilmesi karşısında öncelikle mağdur küçüğün yaş ve meydana çıkan durum karşısında korkarak ve savunma refleksiyle anılan sitelere girmesini bu şekilde bir istismara maruz kaldığı yönünde açıklama ihtimalinin mevcut bulunması, bunun yanında mağdur küçük hakkında düzenlenen durum değerlendirme raporu ve ruh hastalıkları hastanesi raporunda yalan söyleme hususunda mağdur küçüğün bir kısım davranışlarının bulunduğu ve problemlerinin olduğunun anlaşılması,

ayrık olarak sanığın müsnet fiili gerçekleştirdiğine dair geçerli ve itibar edilebilir hiçbir maddi sübut vasıtasının elde edilememesi karşısında yukarıda açıklanan nedenlerle mağdur küçüğün şikayete dönük beyanı yeterince güvenilir ve sağlıklı görülmeyerek itibar edilmemiş, bu beyanlara karşılık olarak verilen aksi ispat edilerek çürütülemeyen sanık savunmasına zaruri olarak itibar etmek suretiyle sanığın beraati yönünde aşağıdaki şekilde vicdani ve hukuki hüküm tesis etmek sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/236 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

24.04.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/7136, K. 2023/2386, 24 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7136
Karar No
2023/2386
Tarih
24 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/7139 K.2023/2701
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/7143 K.2023/5505
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/7145 K.2023/2284
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/7158 K.2023/1951
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/7163 K.2023/2116
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/7163 K.2023/1269

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.