KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/7154 E., 2024/4014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/439 E., 2015/43 K.
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararı temyiz ettiğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
B. SanığınTemyiz İsteği
Suçu işlemediğine, katılan mağdurenin annesi ile aralarında husumet bulunduğuna, katılan mağdurenin çelişkili beyanda bulunduğuna ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 uncu ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi,
hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve bu kapsamda sabit görülen fiiller ile bunların hukuki nitelendirmelerinin ayrı ayrı ve açıkça yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurularak ulaşılan kanaatin belirtilmesi gerektiği halde Mahkemece kurulan hükümde zora ilişkin gerekçe içermemesi sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur
IV. KARAR
KARŞI OY
Dairemizin sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden eylemin zorla gerçekleştiğine dair hükümde yeterli gerekçe bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanında sanık tarafından araca zorla bindirildiğini, yargılama aşamasındaki beyanında ise zor unsurunun niteliğini açıklayarak sanığın kendisini arabaya ittirerek bindirdiğini beyan ettiği, temelde gerek cinsel eylem anlatımı, gerekse kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi yönünden mağdure beyanlarında çelişki bulunmadığı, hüküm gerekçesinde "mağdureye gel seni gezdireyim diyerek mağdureyi zorla araca bindirdiği" yönündeki kabulünün dosya içeriği ve aşamalardaki mağdurenin samimi anlatımları uygun olduğu kaldı ki;
gerekçede mağdurenin eylemi "iterek" gerçekleştiğine ilişkin ifadesine de yer verilmiş bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 109'uncu maddesinin ikinci fıkrasında eylemin cebir, tehdit veya hile kullanılmasının nitelikli hal kabul edildiği, bu kapsamda mahkemenin kabulünde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir ile işlendiği hususunda yeterli gerekçe olması sebebiyle kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/7154, K. 2024/4014, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama