KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/9921 E., 2024/3698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/12 E., 2015/250 K.
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın tehdit ettiği katılan mağdurenin internet ortamında soyunmasını sağladığı iddiasıyla açılan kamu davasında, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli, 2015/12 Esas, 2015/250 Karar sayılı kararı ile; atılı çocuğun cinsel istismarı ve şantaj suçlarını işleyen şahıs olduğuna dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.05.2019 tarihli ve 14-2015/405751 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin hesabına giriş yapan İP adresinin facebook şirketinden tesptinin mümkün olduğunu, Mahkemece bu hususta müzekkere yazıldığını ancak müzekkerenin ilgili şirkete gönderilmediğini, diğer İP adresiyle ilgili de yeterli araştırma yapılmadığını, imkan olduğu halde suçun failinin tespit edilmemesinin suç tarihinde on beş yaşından küçük olup ağır tramva yaşayan katılan mağdurenin adalete olan inancını sarsacağını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, raporlar, tutanaklar, müzekkere cevapları ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.03.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli, 2015/12 Esas, 2015/250 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/9921, K. 2024/3698, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama