Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/10332 E. , 2023/3170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/22 E., 2022/145 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/10332 E. , 2023/3170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/22 E., 2022/145 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/341 Esas, 2019/497 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1. cümlesi, 103/3.c, 43/1 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2020/386 Esas, 2021/914 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2020/386 Esas, 2021/914 Karar sayılı kararının sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.10.2021 tarihli ve 2021/21444 Esas, 2021/8497 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün; "Mağdurenin aşamalarda değişip, annesi müşteki ...’nun ifadeleriyle çelişen beyanları, bağlantılı dosyanın sanığı olan babası Hayati hakkında 09.07.2018 tarihinde şikayette bulunduğu sırada ağabeyi olan sanık ...’in kendisine yönelik cinsel istismar eylemlerinden bahsetmeyip, Hayati’nin tutuklanmasının ardından evde dışarı çıkma konusundan tartıştığı sanık hakkında iki gün sonra şikayette bulunması şeklinde gerçekleşen olayın intikal tarzı ve zamanı, kolluk beyanına katılan adli görüşme uzmanının hazırladığı adli görüşme ve değerlendirme raporunda mağdurenin olayları yüzeysel anlattığı ve bahsettiği olaylarda tutarsızlık olup, bu durumun Hayati’nin cezaevine girmesinden mağdureyi sorumlu tutan sanığın ona baskı ve şiddet uygulamasından kaynaklanmış olabileceğinin belirtilmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 17.03.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin tanık beyanları ile de desteklenen ifadeleri ile dosya içeriğindeki diğer deliller karşısında, sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin beyanlarının istikrarlı ve detaylı olduğuna, sanığın mağdureyi defalarca kez istismar ettiğine, mağdureyle sanık arasında husumet bulunmadığına, sanığın atılı suçtan sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayın "Mağdur ... ***'in, sanık ... ***'in kız kardeşi olduğu, sanığın, mağdurun 13 - 14 yaşlarında bulunduğu sırada ikametlerinde bulundukları bir sırada telefon verme karşılığında özel bölgesine dokunmasını istediği, mağdurun elinden tutarak cinsel organına dokundurttuğu, başka bir tarihte mağdurun yanına uzanarak göğüslerini okşadığı, sanığın bu şekilde, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı, anlaşılmıştır. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Mağdurenin aşamalarda değişen ve annesi müştekinin ifadeleriyle çelişen beyanları, bağlantılı dosyanın sanığı olan babası Hayati hakkında 09.07.2018 tarihinde şikayette bulunduğu sırada ağabeyi olan iş bu dosya sanığının kendisine yönelik cinsel istismar eylemlerinden bahsetmeyip, babasının tutuklanmasının ardından evden dışarı çıkma konusundan tartıştığı sanık hakkında iki gün sonra şikayette bulunması şeklinde gerçekleşen olayın intikal şekli ve zamanı, kolluk beyanına katılan adli görüşme uzmanının hazırladığı adli görüşme ve değerlendirme raporunda mağdurenin olayları yüzeysel anlattığı ve bahsettiği olaylarda tutarsızlık olduğu yönündeki tespitler ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, mağdurun aşamalarda değişen ve çelişen soyut beyanları dışında sanık ... ***'in atılı suçu kabul etmeyen savunmalarının aksine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmış, sanığın müsnet suçu işlediği konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmamıştır. Dava konusu olayda sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmışsa da “suçsuzluk karinesini ortadan kaldıracak güçte delil bulunmadığı ve şüpheden sanığın yararlandırılmasının temel bir hukuk ilkesi olduğu” göz önüne alınarak sanık ... ***'in CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair hüküm kurulması yoluna gidilmiştir." şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan "HUKUKİ SÜREÇ" başlığı altındaki (5) numaralı bölümde belirtildiği biçimde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Dairemiz bozma ilamı üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 17.03.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.