İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/10978 Karar: 2022/10543 Tarih: 2022

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/10978 K.2022/10543

9. Ceza Dairesi 2022/10978 E. , 2022/10543 K. "İçtihat Metni" Talep Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talepte Bulunulan İlgili Daire Kararı : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06/06/2022 tarihli ve 2021/22828 Esas, 2022/5504 Karar Taleple İlgili Mahkeme Kararı : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03/11/2

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/10978 E. , 2022/10543 K. "İçtihat Metni" Talep Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talepte Bulunulan İlgili Daire Kararı : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06/06/2022 tarihli ve 2021/22828 Esas, 2022/5504 Karar Taleple İlgili Mahkeme Kararı : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03/11/2

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/10978 E. , 2022/10543 K. "İçtihat Metni" Talep Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talepte Bulunulan İlgili Daire Kararı : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06/06/2022 tarihli ve 2021/22828 Esas, 2022/5504 Karar Taleple İlgili Mahkeme Kararı : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03/11/2017 tarih ve 2017/1938 Esas 2017/2129 Karar Taleple İlgili Hüküm : CMK'nın 286/2-g maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle Temyiz İsteminin Reddi Talebe Konu Suç : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma Reşit olmayanla cinsel ilişki, zincirleme olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 24/05/2017 tarih ve 2015/268 Esas, 2017/95 Karar sayılı değişen suç vasfına göre resit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükmüne yönelik Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03/11/2017 tarih ve 2017/1938 Esas 2017/2129 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine dair verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 06/06/2022 tarihli ve 2021/22828 Esas, 2022/5504 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddi yönündeki kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 18/07/2022 tarihli ve 14 -2018/24434 sayılı yazısı ile "İtirazın konusu cezayı arttıran nitelikli hallerin hükmü temyiz edilebilir hale getirip getirmediğine ilişkindir. 2- Anayasanın 13. maddesinin; "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir." hükmünü, Anayasanın 36. maddesinin; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" hükmünü, TCK'nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu düzenleyen 109. maddesinin; "(1).... (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Bu suçun; a) ... b) ... c) .... d) ... f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, İşlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır. (4) ... (5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır. (6).... hükümlerini, CMK'nın temyizi düzenleyen 286. maddesinin; "(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak; ... g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, ... temyiz edilemez" hükümlerini içerdikleri anlaşılmaktadır. Cezayı artıran nitelikli hallerin temyiz kesinlik sınırını etkileyip etkilemeyeceği konusunda Yargıtay Ceza Dairelerinin farklı uygulamaları mevcuttur. İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen beraat kararları yönünden benzer bir düzenleme içeren CMK'nın 286/2-g maddesinin uygulamasında da; Yargıtay 9. Ceza Dairesi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf isteminin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararlarının temyiz kesinlik sınırı olan 10 yıllık hapis cezasının cezayı arttıran nedenlerin göz ardı edilerek belirlenmesi gerektiği görüşünde iken aynı suç yönünden Yargıtay 8. Ceza Dairesinin işin esasına girerek inceleme yaptığı anlaşılmaktadır. Nitekim iddianamedeki sevk maddeleri TCK.nın 109/1, 109/3-f, 109/5 olan eylem nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair karara yönelik temyiz istemi hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesinin verdiği 01/03/2022 tarih ve 2021/13432 Esas, 2022/1734 Karar sayılı kararında, "5271 sayılı CMK'nın 286/2-g. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, kasten yaralama ve müstehcenlik suçlarıyla ilgili verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin anılan hükme ilişkin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. maddesi gereğince REDDİNE," şeklinde temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23/02/2022 tarih ve 2021/11471 Esas, 2022/3269 Karar sayılı kararında aynı sevk maddeleri ile açılmış kamu davasında verilen beraat kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair karara karşı temyiz isteminin kabul ederek işin esasına girilmiş ve "Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin, akrabası olan sanıklar... tarafından, kuzeni olan ... ile gayri resmi olarak evlendirildiği ve bu şekilde ... ile birlikte aynı evde yaşamasına yardım edildiği anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 sayılı Kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanıklar tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nın 109/1,3-f,5, 39. maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararları kaldırılarak mahkumiyetlerine karar verilmesi yerine; katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması" gerekçesi beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Suçun sübutu halinde, sabit bulunan eylemi düzenleyen yasa hükmüne göre temel ceza belirlendikten sonra bu cezayı artıran nitelikli hal nedeniyle yapılacak ceza artırımının temel cezanın üst sınırını da arttıracağı, bu şekilde yapılan artırımla temel cezanın yasada belirlenen üst sınırının 10 yıl hapis cezasının geçmesi halinde hükmün CMK'nın 286/2-g maddesinde belirlenen temyizde kesinlik sınırı kapsamına girmeyeceği ve ilk derece mahkemesinin bu gibi durumlarda verdiği beraat hükümlerine yönelik istinaf istemlerinin esastan reddi kararlarının temyizi kabil hale geleceği kanaatine varılmıştır. Aksinin kabulü halinde, daraltıcı yorumla mahkemeye erişim hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağı, bu durumun Anayasanın 13 ve 36. maddesi kapsamında bir ihlale yol açacağı düşüncesine varılmıştır. 3- Somut olayda sanık hakkında TCK'nın 109/2, 109/3-f ve 109/5 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, TCK'nın 109/2 maddesinde yazılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için öngörülen temel cezanın 7 yıl hapis cezası olduğu, ancak cezayı artıran nitelikli hal olarak suçun çocuğa karşı işlenmesini düzenleyen TCK'nın 109/3-f maddesi gereğince cezanın bir kat, suçun cinsel amaçla işlenmesi halini düzenleyen TCK'nın 109/5 maddesi gereğince yarı oranında artırılması ile temel ceza üst sınırının 10 yıl hapis cezasının geçtiği ve böylece temyiz kesinlik sınırının aşıldığı düşüncesine varıldığından Yüksek Dairenin temyiz isteminin reddine dair kararına itiraz etmek gerekmiştir. " itiraz isteminde bulunulmuştur. Dosya incelenerek gereği düşünüldü: UYAP kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... hakkında, Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 03/12/2015 tarih ve 2015/2174 Esas sayılı iddianamesi ile katılan...'a yönelik TCK'nın 103.maddesinde düzenlenen Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve TCK'nın 109.maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan İnebolu Asliye Ceza Mahkemesince reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen birleştirme kararı sonucunda yapılan yargılamada; Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 24/05/2017 tarih ve 2015/268 Esas, 2017/95 Karar sayılı kararı ile CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraat kararı verildiği, Hükmün katılan vekili ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03/11/2017 tarih ve 2017/1938 Esas 2017/2129 Karar sayılı kararı ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden kesin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden temyiz yolu açık olmak üzere istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, İstinaf ilamının, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda " reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair 19.01.2018 günlü ek kararla ilgili ayrıca kanun yolu inceleme talebinde bulunulmadığı gözetilerek dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: İlk derece mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararıyla ilgili yapılan başvuru üzerine istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar temyiz edilmiş ise de, müsnet suçu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 109/2. maddesinde yer alan hapis cezasının ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırının on yıldan az olması ve 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g. maddesine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümlerin kesin olup temyiz edilemediği " gerekçesi ile onama istekli tebliğnameye aykırı olarak temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince reddine oy birliği ile karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın, temyiz edilemeyecek kararları düzenleyen 286/2 maddesindeki g bendinin, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının temyiz edilemeyeceğinin belirtildiği, sanığa isnat edilen eylemin kanuni düzenlemesindeki ceza miktarı itibariyle temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR; Dairemizce verilen temyiz isteminin reddi kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik CMK’nin 308/3. maddesi uyarınca İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla