KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2022/1126 E., 2022/5102 K.
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2022
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Basit cinsel saldırı
- Hüküm
- Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair
Karar Detayı
326 kelime·2 dk okuma
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.08.2021 gün ve 2021/291 Esas, 2021/295 Karar sayılı hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde.
5271 sayılı CMK'nın 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanunun 298. maddesi uyarınca REDDİNE, Sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak.
Katılanın aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, olay günü katılan mağdurenin akrabası olan sanığın katılan mağdurenin evine geldiği, aç olduğunu söylediği, katılan mağdurenin kahvaltı hazırladığı sırada katılan mağdurenin kolundan tutup kendine doğru çektiği, bazaya yatırarak üzerine abandığı, yatak odasına götürmeye çalışığı sırada katılan mağdurenin bıçak alarak kendini sanıktan kurtardığı olayda sanığın eyleminin katılanın bağırıp direnmesi üzerine sona erdiği,
mevcut haliyle nitelikli cinsel saldırı suçunun icrai hareketlerine başlamayıp, o ana kadar gerçekleşen eyleminin ise aynı Kanunun 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması karşısında, söz konusu kararlara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,