İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/11443 Karar: 2023/2939 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/11443 K.2023/2939

9. Ceza Dairesi 2022/11443 E. , 2023/2939 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/178 E., 2022/74 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kan

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/11443 E. , 2023/2939 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/178 E., 2022/74 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kan

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/11443 E. , 2023/2939 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/178 E., 2022/74 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 tarihli ve 2014/15 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdure ...'a yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 8 yıl 9 ay hapis cezası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üçüncü maddesi uyarınca neticeten 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 tarihli ve 2014/15 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararının, sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2018/9695 Esas, 2021/4453 Karar sayılı kararı ile "Mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, zorla cinsel ilişkiye girildiği iddia edilmesine rağmen olay sonrası düzenlenen 08.10.2012 tarihli doktor raporunda mağdurede herhangi bir darp cebir bulgusuna rastlanılmadığının belirtilmesi, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın suç tarihinden önce arkadaşlık yaptığı mağdureyi olay günü iş çıkışı zorla araca bindirerek götürdüğü ormanlık alanda cinsel amaçla alıkoyup cebir ve bıçak tehdidiyle cinsel ilişkiye girdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2021/178 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi maddesinin uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Tüm dosya içeriği ile mağdurenin beyanlarına göre, sanığın mağdureye yönelik atılı suçları işlediği her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delillerle kanıtlandığından sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde, hakkında ayrı ayrı beraat hükümleri kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında "Mağdurenin babası vasıtasıyla sanık ile tanıştığı, sanığın mağdura yönelik kendisinin çevresi olduğunu, mağdurenin yurtdışındaki kızını getirebileceği yönünde konuşmalar yaptığı bu şekilde tanışıklıklarına devam ettiği, sanığın evlenmek amacıyla mağdureyi ailesinden istediği, ailesinin kabul etmediği, mağdurenin bunun üzerine sanıkla olan arkadaşlığını bitirmek istediği, ancak mağdurenin sanığın tehdit etmesi nedeniyle bu arkadaşlığı bitiremediği, sanığın ben senin için çok masraf ettim 16.000 TL para ödersen peşini bırakırım dediği mağdurenin 9.000 TL parayı havale olarak gönderdiği ancak sanığın mağdurenin peşini bırakmadığı, sanığın mağdurenin çalıştığı Kemalpaşa'da faaliyet gösteren Klemsan isimli iş yerini telefonla arayıp mağdureyi rahatsız ettiği şikayetçinin telefonu kapatması üzerine aynı iş yerinde çalışan ... isimli kişiyi arayıp telefonu açsın yoksa iş yerine gelip onu rezil edeceğim, iş yerini basacağım şeklinde sözler söylediği daha sonra mağdureyi telefonla aradığı dışarı gel dediği, mağdurenin dışarı çıkması üzerine mağdurenin elinden tutarak aracına bindirip ... Köyünde ormanlık bir alana götürdüğü ve üzerinden çakı bıçağı çıkararak bak burası dağbaşı orman alanı seni burada kessem kimsenin ruhu duymaz diyerek tehdit ettiği, daha sonra sanığın mağdureyi aracın arka kısmına götürmeye çalıştığı, mağdurenin direnmeye çalıştığı ancak direnemediği sanığın mağdurenin pantolonunu indirerek vajinal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği, şikayetçinin jandarmaya söyleyeceği jandarma geliyor demesi üzerine sanığın mağdureyi de aracına alarak 'artık bundan sonra ne yaparsan yap seninle işim bitti buraya hep getirdiğim basit kadınlardan bir tanesin' diyerek mağdureyi getirip evine bıraktığı," iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak; 2. Bozma kararına uyan İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemece; "Sanık ... mağdurun, sanığın yeğeninin düğününde tanışıp arkadaş oldukları ve bu arkadaşlığın zamanla sevgililik boyutuna ulaştığı, uzun yıllar sevgili oldukları, bu süreç içinde zaman zaman cinsel birliktelik yaşadıkları, Mağdurun ilk şikayetçi olduğu sırada alınan beyanında sanığın, Almanya'da bulunan kızını getirtebileceğini söyleyerek kendisiyle yakınlık kurduğunu, sanıktan ayrılmak istediğinde ise kendisinden kızı için yaptığı masrafların parasını istediğini, ayrılması halinde öldürmekle tehdit ettiğini, bu tehditlerinden korkuğu için polis veya jandarmaya gidemediğini, kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise sanığın fotomontaj ile çıplak kadın fotoğraflarına kendi yüzünü montajladığını ve bunları ailesine ve kızına göstermekle tehdit ederek birlikteliğe zorladığını beyan ederek farklı ve çelişkili beyanlarda bulunduğu; Yine mağdurenin sanığın iş yerini arayarak kendisi ile konuşmaya çalıştığını, telefonlara ustabaşı olan tanık ...'in cevap verdiğini ve bu kişiye '... telefonları açsın yoksa kendisini rezil ederim.' şeklinde sözler söyleyerek üzerinde baskı kurduğunu ve bu şekillerde tehditte bulunduğunu beyan ettiği; Tanık ...'in alınan beyanlarında sanığın iş yerini aradığını, mağdurenin paydos saatini sorduğunu ancak mağdure için onu rezil edeceğini söylemediğini beyan ettiği; Mağdurenin, olay günü de sanığın kendisini kolundun tutup çekerek zorla araca bindirdiğini ve olay yerine götürdüğünü, kendisiyle birlikte olmak istediğini söylediğinde ise sanıkla cebelleştiğini ancak sanığın boğazına bıçak dayayıp kendisini öldürmekle tehdit ederek zorla cinsel birliktelik yaşadıklarını beyan ettiği; Mağdurenin bu anlatımlarına göre vücudunda zorlamaya ilişkin iz ve ibare olabileceği ancak olay günü alınan 08.10.2012 tarihli doktor raporuna göre mağdurede darp veya cebir izinin olmadığı bu sebeple olayın tek tanığı olan mağdurenin beyanlarına itibar edilemeyeceği, bozmadan sonra mağdurenin şikayetten vazgeçtiği, sanığın mağdureyi tehdit etmediği de tanık beyanlarından anlaşıldığı, buna göre atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı" şeklindeki gerekçesine binaen sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bozma sonrası yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2021/178 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla