Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/12930 E. , 2023/4317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/81 E., 2022/174 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Kayden 01.01.1995 doğumlu olup, yargılama aşamasında reşit olan ve
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/12930 E. , 2023/4317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/81 E., 2022/174 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Kayden 01.01.1995 doğumlu olup, yargılama aşamasında reşit olan ve 09.03.2021 günlü oturumda sanıktan şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini bildiren mağdur çocuk ...'ın açılan davaya katılan olmaya ve verilen hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunmadığından, yaş küçüklüğü nedeni ile Barodan görevlendirilen mağdur ... vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince reddi gerektiği anlaşılmıştır . Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği sanık müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği sanık müdafinin temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Hükmedilen ceza miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek duruşmasız yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2012/290 Esas, 2014/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ... ...'e karşı beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, mağdur ...'ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet; mağdur ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan ve mağdurlar ... ve ... ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve tüm mağdurlara yönelik müstehcenlik suçundan beraat kararı verilmiştir. 2. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2012/290 Esas, 2014/11 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan mağdurlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarih 2016/7254 Esas 2021/376 Karar sayılı ilamıyla; Sanık hakkında müstehcenlik ve katılan mağdur ...'ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlerin onanmasına, Sanık hakkında mağdur ...’a yönelik çocuğun cinsel istismarı ve katılan mağdurlar ... ile ... ...’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından (mağdur sayısınca) kurulan hükümlerin; sanığın müsnet suçlardan dolayı ayrı ayrı mahkumiyeti yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi gerekçesiyle bozulmasına, Sanık hakkında katılan mağdur ... ...'e yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlenmesi gözetilip, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması," nedeniyle; bozulmasına karar verilmiştir. 3. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ,02.06.2022 tarihli ve 2021/81 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; mağdur çocuklar ... ... ve ... 'a karşı çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103, 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 63 üncü maddesi gereğince ayrı ayrı 5 yıl hapis ve hak yoksunluğu, mağdur çocuk ... ... ve mağdur çocuk ... ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası gereğince ayrı ayrı 3 yıl hapis ve hak yoksunluğuna, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sübuta ve eksik incelemeye, çelişkili beyanlara dayalı mahkumiyet hükmü kurulamayacağına ilişkindir. B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığı ve sanığın ayrıca mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemesi nedeniyle cezalandırılması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR "Sanık ... *** hakkında mağdurlar ... ... *** ve ... ...***'a yönelik cinsel amaçla her iki mağdur çocuğa yönelik hürriyeti tahdit suçu bakımından, her ne kadar mağdurların kendi rızaları ve istekleriyle sanığın evine gittikleri belirlenmiş ise de, mağdurlardan ... ...’in 10.08.1997, ... ...’nin ise 01.01.1998 doğumlu olup suç tarihleri itibarıyla on beş yaşından küçük olmalarından dolayı rızalarının hukuken geçersiz olduğu, sanık tarafından değişik zamanlarda cinsel amaçla alıkonulmaları nedeniyle ayrıca her iki mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da işlendiğinin sabit olduğu anlaşıldığından her iki mağdura yönelik olarak ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanık ... ***'in suç tarihi ve öncesinde evine gelip giden çocuklardan olan ... ... ***'ya yönelik basit cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği, bu kapsamda mağdurun geceleyin yattığı yatağa sanığın giderek mağdurun yanına uzandığı, bir süre sonra mağdurun üzerine çıkıp abanmaya başladığı, elleriyle mağdurun cinsel organına dokunduğu daha sonra mağdurun eşofmanını dizlerine kadar sıyırarak mağdurun cinsel organına kendi cinsel organını değdirdiği bu şekilde bir süre hareketlerini devam ettirdiği, daha sonra yataktan çıkarak odanın bir köşesinde kendi eliyle kendini boşalttığı, mağdurun uğramış olduğu bu basit cinsel saldırı neticesinde aldırılan Gazi Üniversitesi Tıbbi Kurul raporuna göre ruh sağlığının bozulduğu ancak beden sağlığının bozulmadığının tespit edildiği, sanığın böylelikle mağdura yönelik ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismar suçunu işlediği kanaatine varıldığı, her ne kadar sanığın, mağdur ... ... ***'ya yönelik nitelikli cinsel istismara teşebbüs suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın mağdura yönelik eyleminin tek eylem olduğu ve suçun basit cinsel istismar eylemi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, basit cinsel istismar suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir Sanık ... ***, mağdur ... ***'a yönelik basit cinsel saldırı suçunu işlediği yönündeki suçlamaları kabul etmemiş ise de, sorgu sırasındaki tevil yollu ikrarı, tüm beyanlar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde olay günü yatılı öğrenim gördüğü okuldan aldığı izinle sanığın evine kalmak için gelen mağdur ...'ın gece yattığı odaya gelen sanığın, yatakta uyuyan mağdurun değişik yerlerini okşayıp, cinsel organını mağdurun vücuduna değdirerek sürtünmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülmekle sanığın atılı suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanığın mağdurlar ... ve ... ...'e karşı eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kanaatine varılmakla; suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek; sanık hakkında beden ve ruh sağlığının bozulduğu hastane raporları ile sabit olan mağdurlar ... ve ... ...' e yönelik cinsel istismar eylemleri bakımından önceki ve sonraki hükümler olaya ayrı ayrı uygulanarak yapılan karşılaştırma neticesinde, sanık hakkında lehe olduğu anlaşılan 6545 sayılı yasa öncesi olan TCK' nın 103/1 madde ve fıkrasının uygulanması, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlemesi karşısında mağdurun ruh ve beden sağlığının bozulması halinde artırım yapılmasına yönelik maddesinin kanundan çıkarıldığı anlaşılmakla 6545 sayılı yasanın değişiklikten önceki hali olan TCK' nın 103/6 madde ve fıkrasının uygulanmasına yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiği ve suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saik gözetilerek cezalar tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği" kanaatiyle her iki mağdura yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İsteği Bakımından Kayden 01.01.1995 doğumlu olup, yargılama aşamasında reşit olan ve 09.03.2021 günlü oturumda sanıktan şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini bildiren mağdur çocuk ... ***'un açılan davaya katılan olmaya ve verilen hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunmadığından, yaş küçüklüğü nedeni ile Barodan görevlendirilen vekilin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci, maddesi gereğince reddi gerekmiştir. B. Sanık Müdafiisinin Mağdurlar ... ... ve ...'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan, Mağdurlar ... ve ... ...'e Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Bakımından Mağdur çocuk ... ...'in; Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Gazi Hastanesi Başhekimliği 28.11.2021 tarihli 78 sayılı Tıbbi Kurul Raporu; mağdur çocuk ... 'ın Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı 21.11.2012 tarihli B.30.2.HAC.020.12.22 sayılı raporu ile ruh sağlıklarının bozulduğunun anlaşılması karşısında suç tarihinde yürürlükte olan ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun hükümleri ayrı ayrı sanığın eylemlerine uygulanmak suretiyle çıkan sonuçlara göre lehe kanunun belirlenmesi yerine; suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının kanundan çıkarıldığından bahisle uygulanmasına yer olmadığına, suç tarihinde yürürlükte olan kanun hükmünün lehe olduğu gerekçesiyle sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 6545 Sayılı Kanun öncesi yasal düzenleme uyarınca ceza tayini suretiyle; karma uygulama yapılarak (iki kez) eksik hapis cezalarına hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Eleştirilen husus dışında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İsteği Bakımından Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2021/81 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararına yönelik mağdur ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Mağdurlar ... ... ve ...'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Mağdurlar ... ve ... ...'e Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Bakımından Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2021/81 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.