İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/14065 Karar: 2023/6198 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14065 K.2023/6198

9. Ceza Dairesi 2022/14065 E. , 2023/6198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/961 E., 2021/1805 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge A

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/14065 E. , 2023/6198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/961 E., 2021/1805 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge A

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/14065 E. , 2023/6198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/961 E., 2021/1805 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinin temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yalova1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/670 Esas, 2020/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/961 Esas, 2021/1805 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ''sanığa yüklenen ve suç olduğu kabul edilen eylemin ne olduğunu açıklamayıp, sadece mağdur beyanından bahsedilip, hangi eylem nedeniyle dava açıldığı hususunda açıklama yapılmaması karşısında, sadece sevk maddesini gösteren iddianamenin, kanuna uygun dava açan belge sayılamayacağı, dolayısıyla anılan belgenin hukuken iddianame sayılamayacağı gözetilmeden, hüküm kurulması kanuna aykırı olduğu kabul edilerek ilk derece mahkemesi hükmünün yok hükmünde olması nedeniyle kaldırılmasına, itham içeren usulüne uygun bir iddianameyle dava açılmadığı için sanık hakkında karar verilmesine yer olmadığına, mağdur beyanında geçen hususlarla ilgili olarak yeniden usulüne uygun bir karar verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından ayrıntılı bir delil değerlendirmesi yapılıp beraat kararı verilmesine karşın bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararın hükmün tamamen ortadan kaldırılması niteliğinde olup hukuka aykırı olduğuna, salt şikayetçi beyanı ile hazırlansa da iddianamede fiil ve fail tespiti yapıldığına, sanığın yeniden yargılanmasına neden olacak kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın mağdura karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinin sabit olduğuna, atılı suçtan dolayı indirim uygulanmaksızın üst hadden cezalandırma yoluna gidilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın muavinlik yaptığı, katılanın seyahat sonrası sosyal medya üzerinden sanıkla tanışıp arkadaş oldukları, sanığın katılan ile önce Elazığ ilinde cinsel ilişki yaşadığı, bu ilişkiden sonra sanık ile katılanın belli bir süre aralarında sorunlar yaşadıkları, sonrasında yine sanık ile katılanın Sivas'ta bir araya geldikleri ve burada da cinsel beraberlik yaşadıkları, daha sonra da Yalova ... ilçesinde sanık ile katılanın yine bir araya gelip aynı şekilde cinsel ilişkiye girdikleri, katılanın bu ilişkiler neticesinde hamile kaldığını iddia ederek sanıkla yaşadığı tartışmalar sonrası tarafların ayrıldıkları, ardından katılanın Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermiş olduğu dilekçe ile sanığın kendisine yönelik nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu şikayeti ile müracaatta bulunması sebebiyle sanık hakkında kamu davası açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında katılan ile kesinlikle zorla cinsel ilişkiye girmediğini, mağdurenin kendisine instagram adresinden takibe alarak oradan yazışıp kendisi ile bu şekilde tanıştığını, ilişkiye girdikleri Elazığ, Sivas ve Yalova ...'taki tüm cinsel beraberliklerinin mağdurenin rızası ile olduğunu, sonrasında aralarında anlaşmazlık çıktığını ve ayrılmak istediklerini, ancak katılanın buna karşı çıkması nedeni ile tartıştıklarını ve mağdurenin belli bir süre sonra kendisinden şikâyetçi olduğunu, kesinlikle mağdure ile zor kullanarak birlikte olmadığını savunmuş olduğu katılanın aşamalardaki beyan ve anlatımları ile tüm dosya içeriği yapılan yargılama ve toplanan delillere göre sanığın iddia edilen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan arandırılmış, kesin ve inandırcı delil elde edilemediği, sanığın katılan ile yaşadığı cinsel ilişkinin rıza dışında olduğuna dair mahkûmiyetine yeterli bir delil bulunmadığı, zira iradesi dışı bir cinsel eyleme maruz kalan katılanın bu durumu şikâyet tarihine kadar dile getirmemesinin izahı kabil yanının bulunmadığı, yine yaşça büyük olan katılanın ayrı ayrı illere rızası dışında sanıkça götürülüp burada cinsel saldırıya maruz bırakıldığının kabulünün hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, iddianın şüphe aşamasında kaldığı ve şüphenin sanık lehine yorumlanmasının evrensel bir hukuk ilkesi olduğu gözetilerek sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; "sanığa yüklenen ve suç olduğu kabul edilen eylemin ne olduğunu açıklamayıp, sadece mağdur beyanından bahsedilip, hangi eylem nedeniyle dava açıldığı hususunda açıklama yapılmaması karşısında, sadece sevk maddesini gösteren iddianamenin, kanuna uygun dava açan belge sayılamayacağı, dolayısıyla anılan belgenin hukuken iddianame sayılamayacağı gözetilmeden, hüküm kurulması yasaya aykırı olduğu kabul edilerek ilk derece mahkemesi hükmünün yok hükmünde olması nedeniyle kaldırılmasına, itham içeren usulüne uygun bir iddianameyle dava açılmadığı için sanık hakkında karar verilmesine yer olmadığına, mağdur beyanında geçen hususlarla ilgili olarak yeniden usulüne uygun bir karar verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" düzenlemesi nazara alınarak yapılan değerlendirmede, sanık hakkında hazırlanan iddianamede usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri reddedilmekle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/961 Esas, 2021/1805 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla