Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/14334 E. , 2023/988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğu nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/14334 E. , 2023/988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğu nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2011 tarih ve 2009/149 Esas, 2011/298 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi 01.04.2014 tarih ve 2013/8484 Esas, 2014/4328 karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeni ile bozma kararı verilmiştir. 3.Bozma ilamı üzerine İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18.12.2014 tarih ve 2014/275 Esas, 2014/396 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası tatbik edilmek sureti ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 4.Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi 01.11.2018 tarih ve 2018/60 Esas, 2018/6389 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine mahkumiyetine karar verilmiş olması nedeni ile bozma kararı verilmiştir. 5.Anılan Yargıtay ilamına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.12.2018 gün ve 14-2015/62802 sayılı hükmün onanması gerektiği görüşüyle itiraz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığa gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine karar verilmiştir. 6.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.01.2022 tarihli ve 2019/ (Kapatılan) 14-268 Esas ve 2022/30 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine , dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine karar verilmiştir. 7.Bozma ilamı üzerine İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi 23.06.2022 tarihli ve 2022/232 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiş, verilen kararın katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiştir. 8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.11.2022 tarihli ve 9-2022/119686 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık vekili; mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiğini, mağdur beyanlarına itibar edilmeyerek tamamen suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarda bulunan suça sürüklenen çocuğun beyanlarına itibar edildiğini, mağdurenin soruşturma aşamasındaki olayın üstüne sıcağı sıcağına alınan beyanlarına üstünlük tanınmamasının hukuka aykırı düştüğünü, suça sürüklenen çocuğun üst sınırdan indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğini re'sen tespit edilecek temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince bozma ilamı üzerine; ''Mahkememizin 2014/275 esas sırasında yapılan yargılama neticesinde .... ... kakkında 18/12/2014 Tarih ve 2014/275 Esas, 2014/396 Karar sayılı kararıyla verilen mahkumiyet hükmünün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14 Ceza Dairesinin 01/11/2018 Tarih ve 2018/60 Esas, 2018/6389 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği, bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/12/2018 Tarih ve 14-2015/62802 sayılı yazısıyla itiraz yoluna gidildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/01/2022 Tarih ve 2019 (Kapatılan) 14-268 Esas, 2022/30 Karar sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilip, dava dosyası Mahkememize gönderildiği, dava dosyasının yeniden Mahkememizin 2022/232 Esas sırasına kaydedilmesi üzerine mahkememizce yapılan yargılama sonunda, yukarıda belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar suça sürüklenen çocuk hakkında, kız kardeşi olan mağdureye yönelik zincirleme çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de; suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, kollukta alınan beyanında yıllar boyunca ... tarafından fiili livataya uğradığını iddia eden mağdurenin 27/04/2011 ve 05/11/2014 tarihli mahkeme beyanlarında ve yine 18/07/2014 tarihinde sunduğu dilekçesinde, evden kaçtığı için korktuğunu ve iftira attığını, pişman olduğunu belirtmesi, mahkeme beyanında ... hakkında bir tanesi kendisinin kaçması nedeni ile gerçekleşemeyen, diğeri ise tam birleşme olmadan sürtünme yolu ile gerçekleşen iki farklı eylemden bahsederek çelişkili anlatımlarda bulunması, annesi, babası ve beş kardeşi ile aynı evde yaşayan mağdureye yönelik olarak suça sürüklenen çocuğun gerçekleştirdiği iddia edilen eylemlerden diğer aile bireylerinin haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olması, mağdurenin aşamalarda değişen ve birbiri ile çelişen iddiasını doğrulayan bir ifadenin bulunmaması hususları hep birlikte dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik zincirleme çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun bu suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi 23.06.2022 tarihli ve 2022/232 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.