İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/14556 Karar: 2023/1632 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14556 K.2023/1632

9. Ceza Dairesi 2022/14556 E. , 2023/1632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1078 E., 2022/1337 K. KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ASIL KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine EK KARAR : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine EK KARARI TEMYİZ EDEN : S

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/14556 E. , 2023/1632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1078 E., 2022/1337 K. KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ASIL KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine EK KARAR : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine EK KARARI TEMYİZ EDEN : S

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/14556 E. , 2023/1632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1078 E., 2022/1337 K. KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ASIL KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine EK KARAR : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine EK KARARI TEMYİZ EDEN : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Asıl kararlar yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verdiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Ek karar yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 22.06.2022 tarihli ve 2022/1078 Esas, 2022/1337 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2022/505 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve sonuncu fıkrası ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/1078 Esas, 2022/1337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine, katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 16.06.2022 tarihli ve 2022/49 Değişik iş sayılı kararı ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin karara karşı itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, 22.06.2022 tarihli ve 2022/1078 Esas, 2021/1297 Karar sayılı ek kararı ile vekalet ücretine yönelik olarak katılanlar vekilinin 12.04.2022 tarihli temyiz istemi yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Asıl Karara Yönelik Temyiz İstemi Yerel mahkemenin, gerekçe kısmında delilleri tartışmadığı ve gerekçesinin yetersiz olduğu, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğu ve iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mağdurenin intikalde geç kaldığı, sanığın hemcinslerine yönelik cinsel eğiliminin bulunmadığı, bu durumun tanıkların beyanlarıyla da doğrulandığı, dosyaya sunulan ve sanığa ait olmayan fotoğrafın dava dosyasının konusu olmadığından mahkemenin bu fotoğrafı delil olarak kabul etmesinin mümkün olmadığı gibi sanığın ailesiyle birlikte yaşadığı ve bu ortamda cinsel ilişkinin gerçekleşmesinin de mümkün olmadığı, açıklanan nedenlerle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından bahisle anılan kararın bozulması istemine yöneliktir. B. Sanık Müdafiinin Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yerel mahkemenin UYAP sistemine kaydetmiş olduğu gerek duruşma zaptında ve gerekse gerekçeli kararda, katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, katılanlar vekilinin hükmün açıklandığı son celseye katılmasına rağmen, hükmü yasal süresi içerisinde istinaf etmediği halde ek karar ile katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu ve anılan kararın bozulması istemine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan mağdure ... ...’un annesinin sanığa ait iş yerinde çalıştığı, mağdure ile sanığın 2017 yılının Kasım ayında tanıştığı, mağdurenin sanıkla tanışmasından sonra sanığın evinde kalmaya başladığı, mağdurenin annesi, sanığın, mağdurenin eğitimini masraflarını karşılaması ve yanında çalışması için mağdurenin sanığın yanında kalmasına rıza gösterdiği, sanığın, mağdureyi eşcinsel eğlence kulüplerine götürdüğü, sanık ile mağdurenin sanığa ait ikamette 2017 yılının Kasım/Aralık aylarında mağdurenin vajinasına ve vücuduna eliyle dokunmak ve vücuduyla sürtünmek şeklinde cinsel ilişki yaşadıkları, 2018 yılının Ocak-Şubat aylarında ise sanığın mağdurenin vajinasına vibratör sokmak suretiyle mağdureye cinsel istismarda bulunduğu, sanığın mağdurenin vajinasına vibratör sokmak suretiyle cinsel istismar eylemlerinin 2020 yılına kadar bir çok kez devam ettiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bulunan somut deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmişse de; mağdurun oluşa ilişkin aşamalardaki birbiriyle örtüşen ayrıntılı ve samimi beyanlarda bulunduğu, adli rapor sonuçları, tanık ...'nin soruşturma aşamasında alınan beyanları, bozma ilamı uyarınca mağdurun abisinin de anlatımlarının iddiaları desteklediği, mağdurun dosyaya resimler sunduğu, mağdurun kendi namus ve iffetini ilgilendiren böyle bir konuda yalan beyanda bulunması ve sanığa iftira atması için bir neden de bulunmadığı düşünülmüştür. IV. GEREKÇE Suç tarihinin 2020 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. B. Sanığın Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 08.03.2022 tarihli kısa kararın verildiği duruşma zaptının dosyada bulunan suretinde ve duruşma sonrasında katılanlar vekiline verilen surette vekalet ücreti tayinine ilişkin hüküm bulunduğu, gerekçeli kararda katılanlar vekiline vekalet ücreti tayin edilmediğine ilişkin hususun ancak gerekçeli kararın tebliği ile anlaşıldığı ve bu suretle katılanlar vekilinin yanıltılmış olması sebebiyle katılanlar vekilinin gerekçeli kararın 12.04.2022 tarihinde tebliğinden sonra, 12.04.2022 havale tarihli dilekçe ile yapmış olduğu istinaf talebinin süresinde olduğu ve vekalet ücreti tayinine ilişkin ek kararın hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/1078 Esas sayılı asıl kararı ile 22.06.2022 sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ek karar ile asıl karara ilişkin TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla