İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/14734 Karar: 2023/2678 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14734 K.2023/2678

9. Ceza Dairesi 2022/14734 E. , 2023/2678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayı

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/14734 E. , 2023/2678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayı

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/14734 E. , 2023/2678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2012 tarihli ve 2012/169 Esas, 2012/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından beraat kararları verilmiştir. 2. Bu kararın katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 23.10.2017 tarihli ve 2014/11047 Esas, 2017/4935 Karar sayılı kararı ile yargılama görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2018/62 Esas, 2019/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin ikinci, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 35/2, beşinci fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası, aynı Kanunun 116 ıncı maddesinin birinci fıkarası, 119 uncu maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve yine aynı Kanunun 151 inci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılması ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Bu kararın da sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli ve 2021/11048 Esas, 2022/3039 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin onanmasına ve nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan kurulan hükmün ise sair retli olarak "Katılanın aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, olay günü ikametinde çocuklarıyla birlikte uyuyan katılanın evine sabah saatlerinde girerek elindeki bıçağı katılanın boğazına dayayan ve diğer eliyle onun iç çamaşırını çıkarmaya çalışan sanığın eyleminin katılanın bağırıp üzerinden itmesi üzerine sona erdiği, mevcut haliyle nitelikli cinsel saldırı suçunun icrai hareketlerine başlamayıp, o ana kadar gerçekleşen eyleminin ise aynı Kanunun 102/1, 102/3-d. maddelerinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi" nedeniyle ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. 5. İkinci bozma kararı üzerine Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Yasa ile değişen haliyle 102 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında lehe Yasa hükümlerinin yanlış yorumlandığına, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine ve dosya kapsamına göre sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığına ilişkindir. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında ceza verilirken sanığın eylemi işlendiği yer ve zaman dikkate alınarak cezanın teşdiden üst hadden verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece ''Bozma ilamları, toplanan tüm deliler ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Olay günü olan 16/07/2012 günü saat 05:30 sıralarında sanığın alkollü bir şekilde katılanların ikametine evin arka kısmında bulunan sürgülü kilidi kırmak suretiyle girdiği, olay anında katılan ... ***'nın evde olmadığı, katılan ... ile çocuklarının aynı odada kaldıkları, sanığın elinde bıçak olduğu halde katılanın üzerine yarı çıplak vaziyette çıktığı, katılanın bağırması ile aynı odada bulunan çocuklarının da uyandığı, sanık ile katılan arasında boğuşma yaşandığı, daha sonra sanığın ikametten kaçtığı, katılan ...'ın olayı eşine telefon ile haber verdiği, eşinin eve gelmesinden sonra polise haber verdikleri, olayın bu şekilde gerçekleştiğinin mahkememizce kabul edildiği, sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, olayın gelişimi itibariyle katılanın kendisine vuku bulan tehlikenin hemen ardından eşine haber vermesi, daha önceden mahalleden görmüş olduğu ve lakap olarak tanıdığı sanığın bu eylemi gerçekleştirdiğini beyan etmesi, olayın yaşandığı saatlerde sanığın da kendisinin eve gitmekte olduğunu kabul etmesi, katılanın kendi namusu hakkında iftira atmasını gerektirir bir durumun olmaması, katılanlar ile sanık arasında herhangi bir husumetin bulunmayışı, olay görgü tanığı ile katılanın sanığı teşhis etmeleri, her ne kadar katılanların ikametinde bulunan bıçakta sanığa ait vücut izi bulunmamış ise de bu durumun sanığın atılı eylemi gerçekleştirmediğine delil olamayacağı, katılan ...'in beyanına göre bıçağı elleyip ellemediklerini hatırlamadıkları, bu nedenle bıçağın usulüne uygun yöntemle alınmadan önce başkaları tarafından da dokunulmuş olabileceği birlikte değerledirildiğinde sanığın savunmalarına itibar edilmemiş, olay günü ikametinde çocuklarıyla birlikte uyuyan katılanın evine sabah saatlerinde girerek elindeki bıçağı katılanın boğazına dayayan ve diğer eliyle onun iç çamaşırını çıkarmaya çalışan sanığın eyleminin katılanın bağırıp üzerinden itmesi üzerine sona erdiği, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunun icrai hareketlerine başlamadığının anlaşıldığı, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 30/03/2022 tarih 2021/11048 Esasa 2022/3039 karar sayılı ilamı da bu doğrultuda olduğu, bu nedenle sanık ...'ün katılan ...'ya yönelik eyleminin "Cinsel Saldırı" suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış ve eylemlerine uyan 6545 yasa ile değişen 5237 sayılı TCK 102/1,102/3-d maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Katılan ... hakkında Pamukkale Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığınca 10/09/2012 tarihinde ruh sağlığının bozulduğu yönünde rapor düzenlendiği, ancak bu raporun suç tarihinden yaklaşık iki ay sonra düzenlendiği anlaşıldığından, mahkememizce yeniden rapor aldırılması istenilmiş olup, SDÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Bilirkişi Kurulunun 11/02/2019 tarihli raporuna göre katılanın ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında lehe-aleyhe kanun uygulaması yönünden değerlendirme yapılacak olunursa; 5237 sayılı TCK 7/2. maddesine göre "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerekmiştir. Sanık hakkında lehe olan iki kanunun değerlendirilmesinde, alt hadden ceza tayin edilip ve aynı oranda indirim ,artırım uygulandığında; Sanık hakkında 6545 Sayılı Yasa ile değişiklik öncesi TCK'nın uygulanması halinde sanığa TCK 102/1 maddesi uyarınca alt hadden 2 yıl hapis cezası verilmesi gerektiği, bu cezadan TCK 102/3-d maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılarak 3 yıl, katılanın ruh sağlığının bozulduğu anlaşıldığından TCK 102/5 maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, Sanık hakkında 6545 Sayılı Yasa ile değişiklik sonrası TCK'nın uygulanması halinde sanığa TCK 102/1 maddesi uyarınca alt hadden 5 yıl hapis cezası verilmesi gerektiği, bu cezadan TCK 102/3-d maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına gerektiği anlaşılmakla; bu haliyle sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibariyle lehine olan 6545 Sayılı Yasa ile değişiklik sonrası TCK'nın sanığın lehine olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6545 sayılı yasa ile değişen TCK 102/1,3-d maddeleri gereğince , aynı kanunun 61. maddesinde sayılan hususlar dikkate alınarak alt hadden ceza tayin edilmiş, sanığın sabıka kaydından anlaşılan olumsuz kişiliği ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi göz önüne alınarak TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılmamış, sanık hakkında verilen Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/38 Esas, 2007/240 Karar sayılı 13/12/2010 kesinleşme tarihli kararı ile verilen 1 yıl 3 ay erteli hapis cezasının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla TCK 58 maddesi gereğince tekerrür uygulanmış, kanuni imkansızlık nedeniyle sanık hakkındaki hükmün 5271 sayılı yasanın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine, TCK'nın 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir'' şeklinde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla