İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14916 K.2023/2438

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412…

Esas2022/14916Karar2023/2438Tarih25 Nisan 2023Okuma7 dk · 1.313 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2022/14916 E., 2023/2438 K.

Karar tarihi
25 Nisan 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar
Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hüküm
Mahkûmiyet

Karar Detayı

1.313 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,

aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2013 tarihli ve 2013/19785 Esas sayılı iddianamesiyle, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. Yargıtay bozma ilamından sonra birleşen dava dosyasına konu İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2022 tarihli ve 2022/11713 Esas sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

3. İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2014 tarihli ve 2013/138 Esas, 2014/121 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Dairemizin 12.10.2021 tarihli ve 2021/1472 Esas, 2021/8336 Karar sayılı kararı ile anılan hükme yönelik olarak sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, ancak suça sürüklenen çocuğun tanzim olunan iddianamede suç tarihinden evvel benzer eylemleriyle ilgili herhangi bir anlatımda bulunulmaması ve diğer eylemlerle ilgili usulüne uygun açılmış kamu davası bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereği temel cezaların arttırılmış olması nedeniyle bozma kararı verilmiştir.

5. Bozma ilamı üzerine İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince suç duyurusunda bulunulmasına ve iddianame tanzim edilmesi üzerine dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilerek, 04.07.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/376 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuğun zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.11.2022 tarihli ve 9-2022/119916 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yerel mahkemenin bozma kararına uyduğunu, suça sürüklenen çocuğa daha önce verilmiş ceza için aleyhe temyiz talebi olmadığı halde hiçbir delil elde etmeden, tarafları dinlemeden suça sürüklenen çocuk hakkında bozulan hüküm kadar yeniden ceza vermek amacı ile aynı mağdura ilişkin zincirleme cinsel istismar suçundan suç duyurusunda bulunduğunu, yapılan bu uygulamanın aleyhe bozma yasağını arkadan dolaşmak olduğunu, verilen cezanın Yargıtay tarafından fazla olduğu için bozulduğunu, aleyhe temyiz talebi de olmadığından ilk verilen cezadan indirime gidilmesi,

tek bir fiile dayanarak ceza verilmesi gerektiğini, mahkemece suç duyurusu üzerine açılan soruşturma dosyasında tarafların ifadelerinin alınmadığını, tanık dinlenmediğini ve iddianame hazırlanarak ceza usul hukukunun katledildiğini, suça sürüklenen çocuğun epilepsi hastası olduğunu, çok sayıda antideprasan türü ilaç kullandığını, zeka geriliğinin mevcut olduğunu, bu durumun yargılamanın en başından beri bu şekilde olduğunu, suç tarihinde bu rahatsızlıklara ilişkin tanı konulamadığını, daha sonra suça sürüklenen çocuğun hakkında epilepsi hastası olduğu tanısının konulduğunu,

bu psikolojik rahatsızların cezai ehliyet açısından değerlendirilmesi gerektiğini, suça sürüklenen çocuğun tüm yargılama boyunca aynı savunmayı dile getirdiğini, olay günü mağdurun çatıya çıktığını ve çatıdaki kümese çişini yaptığını, suça sürüklenen çocuğun buna kızarak mağdura söylendiğini, mağdura karşı herhangi bir cinsel istismarda bulunmadığını beyan ettiğini, suça sürüklenen çocuğun beyanlarının aksini ispat edebilecek bir delilin bulunmadığını, mağdurun babasının şikayetten vazgeçtiğini ve alınan son ifadesinde böyle bir olayın yaşanmadığını dile getirdiğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk derece mahkemesince bozma ilamı üzerine ; " Bozma ilamı, birleştirme kararı ve yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan değerlendirmede.

Suça sürüklenen çocuk ... *** ile mağdur ... ***'ın akraba oldukları, mağdur çocuğun 7 yaşında bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun mağdur çocuk ...'ı 17/05/2013 tarihinde Narlıdere İlçesi Atatürk Mahallesindeki evin çatı katına götürerek burada mağdurun giysilerini çıkardığı mağdura arkadan cinsel organı ile sürterek cinsel istismarda bulunduğu,

bu olayı herhangi birine söylersen hapisten çıkınca seni döverim diyerek tehditte bulunduğu ve mağduru korkuttuğu, mağdur çocuğun olay yerinden ayrıldığı sırada tanık ... *** ile tanık ... ***'ın mağduru donunu toplarken gördükleri suça sürüklenen çocuğun tehditle bundan önceki zamanlarda da mağdur çocuk ...'ın beyanına göre 12 kez tehdit ve cebirle cinsel organını mağdurun anüsüne sürtmek sureti ile cinsel istismarda bulunduğu, en sonunda olayın tanıkların görmesi ile mağdurun annesine bildirilmesi sonucu ortaya çıktığı, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun mağduru hürriyetinden yoksun bıraktığı ve cinsel istismarda bulunduğu sabit olmuştur.

Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur çocuğa karşı vücuduna organ sokmak sureti ile cinsel istismarda bulunmak suçundan kamu davası açılmış ise de mağdurun yapılan adli muayesinde akut veya kronik livata bulgusuna rastlanılmadığı belirtilmiştir sadece 2-3 gün olduğu düşünülen 1 cm çapında yaranın olduğu belirtildiği mağdurun kilodunun incelenmesi sonucu meni içerdiğine işaret eden prostatspesifik antejeri (PSA) tespit edildiği, mağdur çocuktan alınan anal sürüntü örneğinde de meni olduğu gibi moleküler inceleme sonucu mağdur ile suça sürüklenen çocuğun DNA'sının birlikte bulunduğunun belirlendiği,

mağdur çocuğun ifade ettiği livata bulgusunun belirlenmediğinden bu olayın organ sokmak sureti ile cinsel istismar olarak nitelendirilemediği, cinsel organın sürtünmesi olarak değerlendirildiği bu şekilde suçun birden fazla zincirleme sureti ile cinsel istismar olarak kabul edildiği İstanbul Adli Tıp

6. İhtisas Kurulu 20/01/2014 tarihli raporu ve Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi raporlarına göre; suça sürüklenen çocuğun cezai ehliyetinin tam olduğu ve işlediği iddia edilen suçun anlam ve sonuçlarını anlayabilecek yetenekte olduğunun belirlendiği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk hakkında aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.

Her ne kadar suça sürüklenen çocuk suçlamayı inkar etmiş ise de yukarıda özetlendiği üzere mağdurdan alınan sürüntü ve kilodundaki örneklerde bulunan DNA ve PSA larda yapılan çalışmalarda suça sürüklenen çocuğun DNA sına rastlandığı, mağdurun suça sürüklenen çocuğun akrabası olup iftira atması için bir neden bulunmadığı ve oluşa yönelik tüm aşamalardaki tutarlı anlatımları, dinlenen tanıklar ... *** ve ... ***'ın anlatımları karşısında suça sürüklenen çocuğun savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak savunmaya itibar edilmemiştir.

Mağdurun Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığının 27/03/2014 tarihli raporunda ruh sağlığındaki bozulmanın gözlemlenmemesi ve ruhsal yönden tanısı konulabilecek bir hastalığına rastlanmaması hususu nazara alınarak SSÇ hakkında TCK 103/6 madde hükümleri tatbik edilmemiştir.

Cinsel istismar suçu yönünden lehe kanunun değerlendirilmesinde 6545 Sayılı Yasa öncesi TCK 103/1-1. cümlesi maddesinde cezasının 3 yıl-8yıl aralığında olması, 6545 Sayılı Yasa düzenlemesi sonrasında ise 8 yıldan 15 yıla kadar ceza verilebileceğinin belirtilmesi, yine 6763 Sayılı yasa değişiklik sonrası ise cezasının 10 yıldan az olamayacağı şeklinde düzenlemeye yer verildiği,

bu şekilde cezanın alt sınırının tatbik edilmesi halinde 6545 Sayılı Yasa değişikliği öncesi hükümlerin açıkça SSÇ lehine olduğu anlaşılmakla 6545 Sayılı Yasa öncesi yasal düzenleme öncesi yasal düzenleme uyarınca ceza tatbik edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir

SONUÇ / HÜKÜM

1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2021/435 Esas, 2022/376 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14916
Karar No
2023/2438
Tarih
25 Nisan 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14915 K.2022/12220
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14911 K.2023/934
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14910 K.2023/1780
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14908 K.2022/12219
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14907 K.2022/12218
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/14905 K.2023/2692

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.