Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/16108 E. , 2023/1381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (Sanık ...), şantaj (Sanık ...) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; temyiz isteminin bulunm
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/16108 E. , 2023/1381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (Sanık ...), şantaj (Sanık ...) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; temyiz isteminin bulunmadığı görülmüştür. Sanık ... hakkında şantaj suçundan verilen beraat kararı ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizinin mümkün olmadığından kesin nitelikte olduğu görülmüştür. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hüküme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2019/180 Esas, 2022/40 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...'ın şantaj suçundan beraatine karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/830 Esas, 2022/886 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Tebilğname'si ile sanık ... hakkında verilen hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi 1. Sanık ...'in eylemini tehdit ile gerçekleştirdiğine, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan ceza verilmemesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. 2. Sanık ...'ın cezalandırılması gerektiğine ilişikindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ... hakkında üst sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun sübutuna, hataya, suç vasfına İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının çelişkili olduğuna, sanığın son sözü sorulmadan karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince dosyada mevcut mesaj döküm raporuna göre sanığın aralarındaki konuşmaları eniştesine söyleyeceğinden bahisle tehdit ederek mağdureden cinsel içerikli video paylaşmasını istediği ve bu şekilde mağdureyle organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiğinden bahisle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesi mahkumiyet gerekçesinin mağdurenin sanık ... ile tehdit sebebiyle buluştuğu ve cinsel ilişkiye girdiği şeklinde olduğu, bu gerekçeye göre sanık hakkında cinsel istismar suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği, sanık ... ile mağdure arasındaki instagram görüşmelerine dair 148 sayfalık bilirkişi raporunun tamamı ve özellikle 39 uncu sayfadaki yazışmalar (Cinsel ilişki sonrası duş alma, mağdurenin cinsel organı veya anüsündeki acının devam edip etmediği, hamileliği önlemeye yönelik hap almaya dair) incelendiğinde mağdure rızasıyla sanık ... ile buluşmuş cinsel ilişkiye girdiği, suç tarihinde mağdurenin on üç yaşında olması sebebiyle cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının oluştuğu, dolayısıyla mahkemenin kabulü ile kısa karar arasında çelişkili olmasına rağmen mahkemenin kurmuş olduğu hüküm sonuç olarak doğru olduğundan hükmün esastan reddine karar vermiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Şantaj Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (...) istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları" temyiz incelenmesine tabi olmadığından kararın kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet gerekçesinde suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin sanık ...'le tehdit neticesinde cinsel ilişkiye girdiğinin kabul edildiği belirtilmesine rağmen hükümde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince artırım yapılmaması karşısında hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluştuğu gözetilerek hükmün bozulması yerine yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Tebliğname Yönünden Yapılan İncelemede Bozma sebebine uygun olarak çocuğun cinsel istismarı suçundan onama isteyen Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR 1. Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin sanık ... hakkında şantaj suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/830 Esas, 2022/886 Karar sayılı kararında 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.