İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/16236 Karar: 2023/965 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/16236 K.2023/965

9. Ceza Dairesi 2022/16236 E. , 2023/965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı Sanık hakkında verilen asıl karar ile ek kararın; 5271 sayılı Ceza

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/16236 E. , 2023/965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı Sanık hakkında verilen asıl karar ile ek kararın; 5271 sayılı Ceza

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/16236 E. , 2023/965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı Sanık hakkında verilen asıl karar ile ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin kararları temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli, 2020/196 Esas, 2020/200 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 13.10.2020 tarihli, 2020/732 Esas, 2020/779 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulup re'sen istinafa tabi hükmüne yönelik istinaf başvusunun, “5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası dikkate alınarak cezanın infazından sonra başlamak üzere aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanığın aynı Kanunun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere verilen cezanın yarısı olan 15 yıl süre ile bu hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli, 2020/732 Esas, 2020/779 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Asıl Karara Yönelik Temyiz İstemi Alt sınırdan verilen cezanın eksik tayin edildiğine, sanığın bir kısım eyleminin ayrıca suç oluşturduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Sanık Müdafiinin Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğuna yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin Kapsamına Göre A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Sanığın olay tarihinde ... İlçesi ... Ortaokulunda fen bilgisi öğretmeni olarak görev yaptığı, öğrencisi olan ve olay tarihinde on iki-on beş yaş grubu arasında yer alan mağdurenin 2019 yılı öğrenim yılının ikinci döneminde sürekli olarak laboratuvara çağırıp üzerinde bulunan eşyaları çıkartarak sürtünme yolu ile birden fazla kez ilişkiye girdiği, bu ilişkiler esnasında sanığın cinsel organını mağdurenin vajinasına sürttüğü ancak mağdurenin beyanına göre vajinasına sokmadığı, cinsel organını mağdurenin ağzına soktuğu ve mağdurenin ağız, vajina ve gögüs bölgesine sıvısını boşalttığı, aldırılan doktor raporuna göre mağdurenin bakire olduğu ancak bu ilişkiler sonucunda ise hamile kaldığı, yapılan DNA incelemesinde sanığın %99,99 ihtimalle bebeğin biyolojik babası olabileceğinin tespit edildiği, sanığın bu suretle mağdureye yönelik vücuda organ sokmak yolu ile çocuğa karşı nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği, mağdurenin aynı okulda görev yapan öğretmeni tarafından istismar edilmiş olması, aynı mağdureye yönelik aynı suç işleme kastı ile eylemini birden fazla kez işlemiş olması sebebi ile gerçekleştirdiği eylem sayısı ve sürecin uzunca bir zaman diliminde çok sayıda gerçekleştirilmiş olması sebebi ile arttırımların yapıldığı, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki ifade ve davranışları verilecek cezanın geleceği üzerindeki etkileri ve verilecek cezanın caydırıcı olması düşünülerek sanık hakkında takdiren 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmadığı anlaşılmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden yalnızca sanık hakkında kurulan hükme 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası eklenmek suretiyle istinaf talepleri düzeltilerek esastan reddedilmiştir. Anılan bu karara ilişkin sanık müdafiinin temyiz başvurusunun süresinde olmadığından bahisle temyiz isteminin kabule değer sayılmamasına dair 30.11.2020 tarihli Ek karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık Müdafiinin Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Sanık müdafiinin yokluğunda verilip 10.01.2020 tarihinde elektronik tebligat yoluyla usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen on beş günlük kanunî süre geçtikten sonra 30.11.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. Asıl Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 13.10.2020 tarihli, 2020/732 Esas, 2020/779 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekilince, öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Ek Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 30.11.2020 tarihli, 2020/732 Esas, 2020/779 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla