İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/16403 Karar: 2023/853 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/16403 K.2023/853

9. Ceza Dairesi 2022/16403 E. , 2023/853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını is

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/16403 E. , 2023/853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını is

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/16403 E. , 2023/853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.01.2019 tarihli ve 2019/27 numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2019 tarihli ve 2019/57 Esas, 2019/461 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan re'sen de istinafa tabi hükme yönelik mağdure vekilinin istinaf başvurusunun istinaf hak ve yetkisinin bulunmadığından bahisle 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince reddine, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.12.2022 tarihli ve 9-2022/117545 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Bakanlık vekili, temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermemiştir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık ile mağdurenin beyanlarıyla da sabit olduğu üzere cinsel ilişkinin rızaya dayalı gerçekleştiğine, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, mağdurenin normal hayatını idame ettiren, hiçbir zeka veya sağlık sorunu olduğu yönünde resmi kayıt ve belge bulunmayan bir kişi olduğuna, mağdurenin annesi ve kız kardeşinin dahi bilmediği bir durumu sanığın bilmesinin beklenemeyeceğine, beraat düşüncesinin aksine bir düşünce hasıl olsa bile hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın lehine olan takdiri indirimlerin uygulanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. İlk derece mahkemesi, suç tarihinde mağdure ile sanığın, mağdurenin kayınvalidesi olup aynı zamanda sanık ile gayri resmi birliktelik yaşayan tanık ...'yi işe bıraktıktan sonra eve döndükleri, sanığın mağdureyi kucaklayarak yatak odasına götürdüğü, burada zorla kıyafetini çıkararak yatağa sırt üstü yatırdığı ve vajinal yoldan rızası dışında mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği kabul edilerek sanığın atılı suçu işlediği kabul edilmiştir. 2. Düzce Üniversitesi Düzce Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Uzmanları Kurulunun 01.11.2018 tarihli raporunda; ortaya yakın hafif zeka geriliği bulunan mağdurenin iddia edilen cinsel eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı ve bu eyleme karşı beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacağı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, söz konusu rapora istinaden 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendini uygulamıştır; “...Sanığın mağdureyi olay öncesinde tanıdığı, hatta savunmasında mağdurenin akıl sağlığının yerinde olmadığına, akıl zayıflığı olduğuna yönelik beyanlarda bulunduğu, bu bakımdan sanık savunmanının mağdurun akıl zayıflığı olduğunu bilmede hataya düşmüş olduğu şeklindeki savunmasının mahkememizce kabul görmediği, zira bu konuda sanığın hataya düşmüş olduğunun ihtimal dahilinde olmadığı anlaşılmıştır...” şeklindeki gerekçesi ile bu konuda sanığın hataya düştüğüne dair savunması reddedilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Ret sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Suçun Sübutuna Yönelik Temyiz İstemi Bakımından Ortaya yakın hafif derecede zeka geriliği bulunan mağdurenin olaydan kısa bir süre sonra ablası olan tanık ...'ye yaşadıklarını anlatması, sanığın savcılık aşamasındaki savunmasında; tanık .... ile mağdurenin annesi olan tanık ....'nın olayı öğrendikten sonra kendisini arayıp bu konuyu görüştüklerini, bu görüşmeden sonra da adı geçen tanıkların mağdurenin eşi ve kayınvalidesi ile yüz yüze görüştüklerini ve kendisinin bir daha eve gelmemesi kararı alındığını düşündüğünü ifade etmesi, çelişkili savunma Adli Tıp Kurumu tarafından 09.09.2019 tarihli sanığa ait olduğu tespit edilen moleküler genetik inceleme raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesinin sanığın mağdurenin rızası dışında onunla cinsel ilişkiye girdiği şeklindeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sanığın Hata Hükümlerinden Faydalanması Gerektiğine Dair Temyiz İstemi Bakımından Sanığın mağdurede zeka geriliği olduğunu düşündüğüne yönelik savunması ve mağdurenin beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacağı görüşünü içeren rapor karşısında, sanığın hata hükümlerinden faydalanamayacağı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/203 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla