İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/16467 Karar: 2023/2339 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/16467 K.2023/2339

9. Ceza Dairesi 2022/16467 E. , 2023/2339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kasten yaralama, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma HÜKÜMLER : Beraat Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 n

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/16467 E. , 2023/2339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kasten yaralama, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma HÜKÜMLER : Beraat Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 n

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/16467 E. , 2023/2339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kasten yaralama, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma HÜKÜMLER : Beraat Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/385 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.01.2018 tarihli ve 6 - 2016/226235 numaralı, kısmen ret kısmen onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edildiği, Dairemizin 10.11.2022 tarihli ve 2021/4262 Esas, 2022/10181 sayılı ilamı ile katılan vekilinin temyizine ilişkin görüş bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdine karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.12.2022 tarihli ve 6 - 2016/226235 numaralı, onama görüşlü Ek Tebliğname ile Daireye tevdi edildiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle: Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, Bakanlığın suçtan zarar gören olup kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna, yaralama eyleminin gerçekleştiğinin dosya kapsamında mevcut raporlarla sabit olduğuna, yaralama, nitelikli cinsel saldırı, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat kararlarının eksik incelemeyle yanlış hukuki değerlendirme sonucu verildiğine, kararların bozulması gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücreti istemine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Kasten yaralama suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, özetle: Sanığın savunmasında olay günü katılanla buluştuğunu, birlikte aracı ile ... Mahallesinde bulunan ormanlık alana gittiklerini, burada araç içerisinde cinsel ilişkide bulunduklarını belirtip, katılanın beyanlarını dolaylı yoldan doğruladığına, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığının doktor raporu ile de sabit olduğuna, Mahkemece bu delillere itibar edilmeyerek kasten yaralama suçundan beraat kararı verildiğine, delillere neden itibar edilmediğinin karar yerinde tartışılmadığına, kararın sanık aleyhine usul ve esas yönünden bozulmasına talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ile sanığın olay tarihinden itibaren geriye doğru yaklaşık altı aydır aralarında herhangi bir nikah bağı olmaksızın karı koca gibi birlikte yaşadıkları, ancak birliktelikleri döneminde de sık sık tartıştıkları ve problemler yaşadıkları, 04.07.2015 tarihinde sanığın katılanın evine gidip geçmişte yaşanan olaylardan dolayı özür dilediği ve konuşmak istediğini söyleyerek katılanı ikna ettiği, birlikte yol üstünde yürürlerken sanığın, ani bir hareketle katılanı saçlarından tutarak yol üzerinde park ettiği araca zorla bindirdiği, katılanın başkalarıyla iletişimini engellemek amacıyla da katılanın cep telefonunu alıp yere fırlatarak kırdığı, daha sonra aracın içinde oturmakta olan katılanın pantolonunun yan cebinde bulunan 36TL parayı zorla çekerek aldığı, katılanın itiraz etmesi üzerine sanığın "Bu daha başlangıç senin ölümün benim elimden olacak" diyerek katılanı Organize Sanayi Bölgesine giden yol üstündeki ormanlık alana araçla götürdüğü, ormanlık alanda aracı durduran sanığın katılanın saçlarından tutarak araçtan indirdiği, yaklaşık yüz metre bu şekilde katılanı saçından tutarak tenha bir yere götürdüğü, burada katılanın eşofman altını zorla çıkarıp yere yatırdığı, katılanla anal ve vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra ele geçirilemeyen tahta sopayla katılana vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verecek şekilde dövdüğü, bu sırada katılana hitaben geçmişteki olayları kast ederek "Seni elimden kimse kurtaramaz bugün seni öldüreceğim" diyerek tehditte bulunduğu, katılanla sanığın bulunduğu alanın biraz ilerisinden ... lambaları yanan bir jandarma aracının geçmesi üzerine katılanın yardım istemeye çalıştığı ancak mesafenin uzak olması nedeniyle sesini duyuramadığı, durumu fark etmeyen jandarma aracının olay yerinden uzaklaştığı, bunu fırsat bilen katılanın koşarak olay yerinden uzaklaştığı ve kendi imkanlarıyla eve döndüğü, sanıktan önce şikayetçi olan katılanın sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiği şeklinde iddia olunan olayda sanık hakkında kasten yaralama, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınıp, katılanın önce şikayetçi olması sonrasında hazırlık aşamasında şikayetinden vazgeçmesi ve Mahkemede alınan beyanında yeniden şikayetçi olması göz önünde alınarak katılanın şikayetine ilişkin tutarsız beyanlarda bulunması, soyut beyanları dışında hiçbir yan delille desteklenmeyen iddiadan başka mevcut herhangi bir delil bulunmayışı, katılanın adli raporundaki yaralanmanın da sanık tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilememiş olması gerekçeleriyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Katılan Vekilinin Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Yağma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Katılan Vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Katılanın aşamalardaki beyanları, savunma, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 07.07.2015 tarihli rapor içeriği ve tüm dosya kapsamı nazara alınıp sanığın mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bozma sebebine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. V. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, Tebliğname’ye uygun olarak, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE, B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Yağma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/385 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/385 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla