Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/16494 E. , 2023/2045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/16494 E. , 2023/2045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2020/503 Esas, 2021/176 Karar sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/1369 Esas, 2021/1685 Karar sayılı kararı ile usulden bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesinin ardından İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/343 Esas, 2021/504 Karar sayılı kararı ile; sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü, beşinci fıkraları ile aynı Kanun'un 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 03.02.2022 tarihli ve 2022/251 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında atılı suçlardan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle, Bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmediğine, HTS kayıtlarının istenilmediğine, olayın intikalinin geç olmasının ve sanık ile katılan mağdurenin halen iletişim içerisinde olduklarının dikkate alınmadığına, keşif taleplerinin reddedildiğine, katılan mağdurenin intikam duygusuyla iddialarda bulunduğuna, katılan ... ile katılan mağdurenin ifadelerinin kendi aralarında çeliştiğine, katılan mağdurenin ifadelerinin çelişkili olduğuna, suçun işlendiğine dair somut bir delil bulunmadığına, tanık delillerinin gözardı edildiğine, iddiaların aile baskısıyla yapıldığına, mağdurenin vajinal muayenesindeki yırtığın kim tarafından gerçekleştirildiğinin dosya kapsamında anlaşılmadığına, iddia edilen olaydan sonra da sanık ile katılan mağdurenin görüştüklerine bu konuda HTS kayıtlarının istenilmesi gerektiğine, katılan mağdureye ait fotoğrafların yayıldığına dair herhangi bir delil bulunmadığına, taraflar arasında husumet bulunduğuna, katılan mağdurenin eylemin gerçekleştiğini iddida ettiği evin yer ve kat bilgisinde çelişkili beyanlarda bulunduğuna, katılan mağdurenin beyanlarının tanık ifadeleriyle de çeliştiğine, evde birileri varken sanık ile mağdurenin cinsel ilişki yaşamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, yerleşik içtihatlara göre atılı suçlardan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında hükümler kurulurken alt sınırdan ceza verilmesi ile takdiri indirim maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece mahkemesince; ''Mağdure ile sanığın 2019 yılı Haziran ayında Instagram isimli uygulamadan tanıştıkları, whatsapp üzerinden de görüştükleri, mağdurenin sanığın ısrarı üzerine sanığa göğüs ve vajinasının göründüğü fotoğraflarını ve videosunu attığı, ilk tanıştıkları dönemde mağdurenin Samsun'da olduğu, sonrasında İstanbul'a geldiği, mağdure İstanbul'a geldikten sonra sanığın mağdure ile görüşmek istediği, mağdurenin ilk buluşmaya annesi olan katılan ... ile birlikte gittiği, sanık ile mağdurenin birkaç kez buluştuktan sonra sanığın mağdureyi ablası ile tanıştırma bahanesiyle ablasının evine çağırdığı, mağdure ile sanığın bir odaya geçtikleri, sanığın kapıyı kilitlediği, burada sanığın mağdureye "Seni çok seviyorum, bir daha seni hiç bırakmayacağım, senden ayrılmayacağım" gibi sözler söyleyerek mağdureyi ikna ettiği ve mağdurenin ... göstermesiyle cinsel ilişkiye girdikleri, bu esnada sanığın ablası, eniştesi ve yeğenlerinin de ikamette bulunduğu, mağdurenin cinsel ilişki sonrası ikametten ayrıldığı, sanık ile mağdurenin sonraki süreçlerde de cinsel ilişkiye girdikleri, ancak bu ilişkilere mağdurenin ... göstermediği, sanığın mağdureye baskı yaparak ve 'Yapmak zorundasın, yoksa birlikteliği söylerim' gibi sözler söyleyerek mağdureyi cinsel yönden istismar ettiği, son eylemin ise 2020 yılı Mart ayı içerisinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Mağdure ... ********a ait 27.10.2020 tarihli Adli Rapor incelendiğinde, mağdure beyanı ile uyumlu şekilde, mağdurenin vajinal muayenesinde, vulvanın normal görünümde olduğu; hymen muayenesinde, hymen alt bölgenin deflore olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Yeniyüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi'nin 16.03.2021 tarihli cevabi yazısında, mağdure ... ******ın 10.03.2006 tarihinde hastanelerinde doğduğu belirtilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi'nin 14.09.2021 tarihli ve 2021/1369 Esas, 2021/1685 Karar sayılı ilamı üzerine Mahkememizce 23.11.2021 tarihli duruşmada SEGBİS aracılığı ile mağdurenin beyanı alınmış, mağdurenin Mahkeme huzurunda alınan 23.11.2021 tarihli beyanı ve soruşturma aşamasında Çocuk İzlem Merkezi'nde alınan 27.10.2020 tarihli beyanı karşılaştırıldığında, beyanların sabit, çelişkisiz ve tutarlı olduğu anlaşılmıştır. Soruşturma aşamasında alınan 28.10.2020 tarihli Adli Görüşme Değerlendirme Raporu incelendiğinde, mağdure ile yapılan adli görüşmede alınan bilgilerle ön görüşmede alınan bilgilerin tutarlı olduğunun, mağdurenin yaşadığı olayları aynı samimiyetle açıkladığının gözlendiğinin; sanık ... **** ile olan ilk cinsel birliktelikteki rızasının mağdure çocuğun duygusal anlamda manipülasyona maruz bırakılması ve yaşı itibariyle ... gösterdiği olayın anlam ve sonuçlarıyla ilgili algılama ve muhakemesinin yetersiz kalmasıyla ilişkili olabileceğinin düşünüldüğüne yönelik kanaat bildirilmiş; kovuşturma aşamasında alınan 24.11.2021 tarihli Adli Görüşme Değerlendirme Raporu incelendiğinde, mağdurenin fiziksel ve zihinsel işlevlerinin yaşına uygun olduğuna, kendisini ifade edebildiğine, göz temasından kaçınmadığına, mağdure çocuğun anlama ve kavrama becerilerinin yaşıyla uyumlu olduğuna, gerçek yalan ayrımı ve iyi kötü dokunma tanımı yapabildiğine, beyanlarının tutarlı ve adli görüşmenin amacına uygun, geçerli ve güvenilir olduğunun gözlemlendiğine yönelik kanaat bildirilmiştir. Sanık müdafinin, mağdurenin 23.11.2021 tarihinde Mahkememizce SEGBİS aracılığı ile alınan ve 06.12.2021 tarihli Bilirkişi Raporu ile dökümü yapılan beyanlarında anlam kayması olduğundan bahisle yeniden rapor alınması ve mağdurenin Çocuk İzlem Merkezi'nde alınan beyanlarının dökümünün yapılması yönündeki taleplerinin kabulüne karar verilmiş ve bu hususlarda 13.12.2021 tarihli Bilirkişi Raporu ve 10.12.2021 tarihli Bilirkişi Ek Raporu tanzim edilmiştir. Dosya kapsamında bulunan ve mağdurenin beyanlarını içeren raporlar ile Adli Görüşme Değerlendirme Raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, mağdur beyanlarında sanığın üzerine atılı suçun esasını etkileyecek nitelikte herhangi bir farklılığın olmadığı, mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarının sabit, çelişkisiz ve tutarlı olduğu, bu haliyle Mahkememizce mağdurun beyanlarına itibar edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır aşamalarda beyanları alınan tanıklar ... **** ve ... **** soruşturma aşamasında alınan beyanları ile Mahkeme huzurunda alınan beyanlarının örtüşmediği anlaşılmış, mahkeme huzurunda beyanları alınan diğer tanık beyanları ile birlikte tüm tanıkların beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış ve tanık beyanlarına itibar edilmemiştir. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında mağdure ile sevgili olduklarını kabul etmekle beraber mağdurdan ayrılmak istediğini ancak mağdurun kabul etmediğini, bu nedenle aralarında husumet olduğunu beyan etmiş ise de beyanlarına itibar edilmeyen tanık ... **** beyanı dışında dosya kapsamına yansıyan herhangi bir husumetin ya da mağdurun sanığa iftira atması için herhangi bir sebebin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın bu yöndeki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış ve bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından, mağdur ... ******* ait 27.10.2020 tarihli Adli Rapor'da mağdurenin vajinal muayenesinde, vulvanın normal görünümde olduğunun; hymen muayenesinde, hymen alt bölgenin deflore olduğunun tespit edilmiş olması ve bu haliyle söz konusu teknik delilin mağdurenin anlatımı ile uyumlu olması, mağdurenin anlatımının hayatın olağan akışına uygun olması, dosya kapsamında bulunan ve mağdurun beyanlarını içeren raporlar ile Adli Görüşme Değerlendirme Raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, mağdure beyanlarında sanığın üzerine atılı suçun esasını etkileyecek nitelikte herhangi bir farklılığın olmadığı, mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarının sabit, çelişkisiz ve tutarlı olduğu, bu haliyle Mahkememizce mağdurenin beyanlarına itibar edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmış olması, aşamalarda beyanı alınan tanıkların beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış olması, sanığın mağdure ile aralarında husumet bulunduğuna yönelik savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış olması, suç tarihinde mağdurenin 15 yaşından ... olduğunun dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile sabit olması ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın mağdureye yönelik olarak üzerine atılı organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen neticenin ağırlığı, sanığın kastı, kastının yoğunluğu bir arada göz önüne alındığında, sanığın eylemine karşılık gelen 5235 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanığın mağdura yönelik eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşıldığından sanığın cezasından aynı Kanunun 43 üncü maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları da dikkate alınarak sanık hakkında aynı Kanunun 62 inci hükümleri uygulanarak sanığın cezasından 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiş, sanık hakkında yasal veya takdiri başkaca artırım veya indirim maddesi koşulları oluşmadığından uygulanmamış; sanığın mağdura yönelik olarak üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu mağdur ile bulundukları odanın kapısını kilitlemek suretiyle işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen neticenin ağırlığı, sanığın kastı, kastının yoğunluğu bir arada göz önüne alındığında, sanığın eylemine karşılık gelen 5235 sayılı Kanunun 109/1 maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanığın eylemini çocuğa karşı gerçekleştirdiği sabit olduğundan cezasından aynı Kanunun 109/3-f maddesi uyarınca bir kat artırım yapılmasına, sanığın eylemini cinsel amaçlı olarak gerçekleştirdiği sabit olduğundan cezasından aynı Kanunun 109/5 maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın mağdura yönelik eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşıldığından sanığın cezasından aynı Kanunun 43/1 maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları da dikkate alınarak sanık hakkında aynı Kanunun 62 inci maddesi hükmü uygulanarak sanığın cezasından 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiş; sanık hakkında yasal veya takdiri başkaca artırım veya indirim maddesi koşulları oluşmadığından uygulanmamıştır " şeklindeki gerekçeyle karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri katılan Bakanlık yararına vekalet ücreti eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Karar başlığında suç tarihinin 26.10.2020 yerine Haziran 2019- Mart 2020 arası olarak düzeltilmesi mahallinde düzeltilebilir olarak değerlendirilmiştir. 2. Mağdurenin aşamalarda özü itibarıyla bezer nitelikteki ifadeleri, tanık anlatımları, doktor raporları ve olayın intikal şekli ile tüm dosya kapsamı karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2022/251 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.