Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/16752 E. , 2023/2088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Ka
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/16752 E. , 2023/2088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/405 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1731 Esas, 2022/1616 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi; Özetle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, müvekkilinin tahliyesine, sanığın ifadesinde belirttiği üzere müştekiyi 5-6 yıldır tanıdığına, mağdureyle karşılaştığında mağdurenin babasını birkaç yıldır tanıdığından onu mutlu etmek için yiyecek aldığına ve sevdiğine, sanığın yaşı göz önüne alındığında cinsel arzularını tatmin etmesinin mümkün görünmediğine, sanığın mağdureye karşı davranışları cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleşmediğinden atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi, Özetle, kararın temyiz yoluyla incelenmesine, suçun mağdur üzerindeki kalıcı etkileri ve failinin kastının yoğunluğu dikkate alınarak üst hadden cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın farklı tarihlerde katılan mağdurenin göğüslerine, genital bölgelerine ve vücudunun çeşitli yerlerine dokunması, mağdureyi kucağına oturtarak elini mağdurenin kıyafetlerinin içine sokup mağdurenin göğüslerini sıkıştırması ve genital bölgesine dokunması, mağdureyi yanaklarından öpmesi, cinsel organını mağdureye göstermesi şeklindeki eylemlerinde, sanığın cinsel tatmin amacı sağladığı ve eylemlerinin süresi, şekli ve zaman alması gözönüne alınıp ani, kesintili olmadığı ve belli bir süreçte cinsel tatmine yönelik olarak işlendiğinin kabulüyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. 2. 21.09.2021 tarihinde alınan kamera görüntüsü ve katılan mağdurenin beyanlarının tutarlı olması gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1731 Esas, 2022/1616 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.