İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/486 Karar: 2023/1502 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/486 K.2023/1502

9. Ceza Dairesi 2022/486 E. , 2023/1502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakeme

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/486 E. , 2023/1502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakeme

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/486 E. , 2023/1502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin süresinde olduğu ve aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanığın temyiz isteğinin ise süresinde olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Marmaraereğlisi Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2014/472 Esas, 2015/498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın Temyiz İsteği Tespiti yapılan mesajları katılanın kendisine borcu olması nedeniyle alacağını tahsil amacıyla attığı ve taciz kastı olmadığı, bu nedenle beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Katılana farklı zamanlarda birden fazla mesaj atan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın katılana " Ben sana söyleyemedim ama çok tatlısın, çok tatlı bir kadın olduğunun farkında mısın anam,.... bu yaptığını ben sana yedireceğim merak etme, seninle delil gibi sevişmesini sana tapmasını ben çok iyi bilirim, .... orada asıl terbiyesizliği sen yaptın, " şeklinde mesajlar attığı belirtilerek cinsel taciz, tehdit ve hakaret suçlarından cezalandırılması maksadıyla kamu davası açıldığı, sanığın yanında çalıştığı katılandan olan alacağını tahsil amacıyla tespiti yapılan mesajları attığına yönelik beyanda bulunduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın dolaylı ikrarı, mesaj tutanakları ve tanık beyanları dikkate alınarak mesajların tamamının 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gözetilerek en ağır cezayı gerektiren cinsel taciz suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ve sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın işlediği kabul edilen eylemin suç tarihi itibarıyla lehe olup 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasından düzenlenen cinsel taciz ile 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçlarını oluşturup, öngörülen cezaların üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de: sanığın katılana yönelik "...beni aşağıladın ben sana yaptığını yediririm merak etme, ben sana bunu soracağım..." şeklinde atmış olduğu mesajların 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken mesajlar bütün olarak kabul edilip suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Tespiti yapılan "... çok tatlı bir kadın olduğunun farkında mısın anam, seninle deliler gibi sevişmesini bilirim, sana tapmasını bilirim, çok tatlısın..." şeklinde cinsel taciz niteliğindeki mesajların sanık tarafından suç tarihinde evli olan katılana aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda gönderildiği anlaşılmakla müsnet suçtan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Sanık hakkında, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Mahkemenin kabulü ve uygulamasına göre, karar başlığında suç tarihinin "09.04.2013-21.04.2013 tarihleri arası" yerine, intikal günü olan 24.04.2013 tarihi olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1. Sanığın yokluğunda verilip 20.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Marmaraereğlisi Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2014/472 Esas, 2015/498 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla