İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2022/9426 Karar: 2023/8303 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2022/9426 K.2023/8303

9. Ceza Dairesi 2022/9426 E. , 2023/8303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/215 E., 2021/455 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/215 Esas, 2021/455 Karar sayılı kararının, katılan Bakanlık ve

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2022/9426 E. , 2023/8303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/215 E., 2021/455 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/215 Esas, 2021/455 Karar sayılı kararının, katılan Bakanlık ve

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2022/9426 E. , 2023/8303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/215 E., 2021/455 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/215 Esas, 2021/455 Karar sayılı kararının, katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9. M.D - 355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; Katılan Bakanlık vekilinin yokluğunda verilen ve 11.03.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen kararı, kanunî süre içerisinde sunduğu temyiz dilekçesiyle temyiz etmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde ''Kadına karşı işlenen şiddet suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar toplumumuzun kanayan yarası olup; suçun koruduğu hukuki değer ve cezanın caydırıcılık etkisi göz önüne alındığında çeşitli isimlendireler altında yapılan indirimlerin suça teşvik mahiyetinde algılandığı aşikardır. Zikredilen nedenlerle hukukun toplumu şekillendirmekte üstlendiği rol, suçun tekerrür etmesini engellemek ve suçun yaygınlaşmasını önlemek olmalıdır. Bu kapsamda T.C.K. 62. Madde hükmünün sanığın pişmanlığı hakkında mahkemede tam kanaatin oluştuğu durumlarda başvurulması gereken tali bir yol olması gerekmektedir. Keza bu konuda toplumda oluşan infial de gözetildiğinde bu kapsamda yapılan indirimlerin gerekçelendirilmesi toplumda hakkaniyetli bir hüküm verildiği hususunda kanaat oluşturabilecektir. İşbu dosyada katılan sıfatına haiz olmamıza rağmen tarafımıza vekalet ücretine hükmedilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır. Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2019/5337 E. Ve 2020/1588 K. Sayılı 27.02.2020 tarihli kararı incelendiğinde de görülecektir ki yazılı biçimdeki yasal olmayan gerekçe ile vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi bozmayı gerektirmektedir..." şeklindeki ifadelerin dosyaya özgüleştirilen bir gerekçe olmadığı, bu yönüyle tesis edilen hükme münhasır herhangi bir temyiz sebebi gösterilmediği anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla