Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/1024 E. , 2023/8430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/351 E., 2021/430 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 53
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/1024 E. , 2023/8430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/351 E., 2021/430 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2013 tarihli ve 2013/401 Esas, 2013/339 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2016/1680 Esas, 2020/583 Karar sayılı kararıyla hükmün "...Sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 12 ve 5271 sayılı CMK'nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/142 Esas, 2020/320 Karar sayılı kararıyla Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. 4.İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/351 Esas, 2021/430 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 6763 sayılı Kanun ve 6545 sayılı Kanun değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaleti ile 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafilerinin Temyiz İstekleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, masumiyet karinesinin nazara alınması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin Kapsamına Göre; Mahkemenin Kabulü 1. Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere, sanık savunması, mağdure ve şikayetçi beyanları, kolluk tutanakları, Adana Dr. Ekrem ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 03.07.2013 tarihli rapor, Kayseri Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 15.08.2013 tarihli rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın olaydan önce şikayetçinin evinde fayans işi yaptığı bu nedenle mağdure ve şikayetçiyi tanıdığı, suç tarihinde mağdure ve şikayetçinin (...) Apartmanında temizlik işi yaptıkları sırada sanığın daha önce çalıştığı (...) (...) ait inşaata geldiği, inşaattan mağdure ve şikayetçiyi gördüğü, şikayetçinin üst katlarda bulunduğu sırada mağdurenin bodrum katında bulunduğu, sanığın bodrum kata gelerek mağdurenin diz kapağından aşağısı bulunmayan kot pantolonunu çıkardığı, mağdurenin göğüslerine ellediği, sıktığı, cinsel organını mağdurenin bacaklarına ve cinsel organına sürttüğü, bu sırada şikayetçinin mağdureyi merak ederek mağdureye seslendiği ve bodrum kata doğru gelmeye başladığı, şikayetçinin geldiğini farkeden sanığın kömürlük olarak kullanılan odalardan birisine saklandığı, şikayetçinin mağdurenin bulunduğu bodrum kata geldiği, mağdurenin elbiselerini düzeltmeye çalıştığını gördüğü, mağdureye ne olduğunu sorduğu, mağdurenin ağlayarak bodrum kattan ayrıldığı, şikayetçinin kömürlükleri kontrol etmeye başlaması üzerine sanığın kaçarak uzaklaştığı, mağdure ve şikayetçinin hemen olaydan sonra alınan beyanlarının Dörtyol Devlet Hastanesi raporu ile doğrulandığı, mağdurenin Adana Dr. Ekrem ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 03.07.2013 tarihli sağlık kurulu raporunda "Maruz kaldığı olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığı" olaydan bağımsız şekilde "Hafif zeka geriliği"nin bulunduğunun" bildirildiği, mağdure ve şikayetçinin daha sonra sanığı suçtan kurtarmaya yönelik itibar edilmeyen beyanlarda bulundukları görülmüş ise de, sanığa suç isnat etmeleri için aralarında husumetin varlığına ilişkin delil bulunmadığı, olayın sıcaklığı ile alınan ilk beyanlarına itibar ile sanığın atılı cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılmıştır. 2. 6763 ve 6545 sayılı Kanunlar ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikler neticesinde hapis cezasının alt sınırının arttırıldığı, 6763 ve 6545 sayılı Kanunlardan önce atılı suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırı 3 yıl iken yapılan bu değişiklikler sonrasında atılı suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının 8 yıla yükseltildiği de nazara alındığında 6763 ve 6545 sayılı Kanunlar ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının açıkça sanık lehine olduğu değerlendirmesiyle sanığın sübut bulan ve eylemine uyup lehine olduğu anlaşılan 6763 ve 6545 sayılı Kanunlar ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaleti ile aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun işleniş şekil ve özelliği, olayın yaşı küçük olan mağdure bakımından doğurduğu zararın ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan cezalandırılmış, sanığın sabıkalı geçmişi, pişmanlık gösterdiğinin gözlemlenmemesi ve bir daha suç işlemeyeceğine dair Mahkemede vicdani kanaat oluşmadığından aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmadığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Suç tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunup sanığın eylemlerinin kendi rızası ile gerçekleştiğini beyan eden mağdure hakkında dosya kapsamında; Dr. Ekrem ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 03.07.2013 tarihli Sağlık Kurulu raporu ile hafif zeka geriliği olduğunun belirtildiği, Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15.08.2013 tarihli raporu ile de "21/06/2013 tarihinde meydana geldiği iddia edilen çocuğun basit cinsel istismarı suçunu kavrayabilecek ve bu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek ve davranışlarını bunlara göre yönlendirebilecek pisikobiyolojik gelişim içinde olmadığı" kanaatinin bildirildiğinin anlaşılması ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla yapılan araştırmada İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli ve 2021/110 Esas, 2022/452 Karar sayılı dosyasında mağdurenin mağdur sıfatında olduğu ve mağdure hakkında Hatay ... ... Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığından, Adli Tıp ilgili İhtisas Dairesi ile Adli Tıp Birinci Üst Kurulundan raporlar alındığının belirtilmesi karşısında, anılan dosyadan ilgili raporların da temini ile mağdurenin İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna sevkiyle suç tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, mağduru bulunduğu eyleme karşı beden veya ruh bakımından kendisini savunup savunamayacağı, eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği hususlarında rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/351 Esas, 2021/430 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.