İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10495 Karar: 2023/8148 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10495 K.2023/8148

9. Ceza Dairesi 2023/10495 E. , 2023/8148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/669 E., 2023/633 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10495 E. , 2023/8148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/669 E., 2023/633 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10495 E. , 2023/8148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/669 E., 2023/633 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2021/92 Esas, 2021/140 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.05.2023 tarihli ve 2023/669 Esas, 2023/633 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, hürriyeti tahdit suçunun unsurunun oluşmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ile mağdurenin amca yeğen oldukları, olay günü sanığın mağdureyi, anne ve babalarının yeni yapılan mezarlarına bakmak için mezarlığa götürdüğü, sanığın mezarlık ziyaretinden sonra mağdureyi ....'nın evine götürdüğü, burada mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra mağdureyi ....'nün evine bıraktığı, sanığa isnat edilen maddi eylemlerin bu şekilde sabit olduğu belirtilmiştir. 2. Sanık yargılama aşamasında alınan savunmasında önceki savunmalarından dönmüş ise de; sanığın Cumhuriyet Savcılığında ve Sulh Ceza Hakimliğinde alınan savunmaları ile 04.08.2020 tarihli tespit tutanağında alınan beyanında mağdure ile bir kez cinsel ilişkiye girdiklerini ikrar ettiği, mağdurenin de sanığın kendisi ile bir kez cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği, Uzmanlık Raporu'nda; mağdureye ait iç çamaşırında sanıktan alınan kan numunesinden elde edilen DNA profili bulunduğunun tespit edildiği, böylece sanığın mağdureye karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği kanaatine varılmış ve cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporunda; mağdurenin ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğu ve kendisine yapılan eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağının belirtildiği, sanığın da mağdurenin fiziksel ve zihinsel engelli olduğunu bildiğini savunduğu, yine sanık ve mağdurenin üçüncü derece kan hısımı (amca/yeğen) oldukları, dolayısıyla sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri gereğince 1/2 oranında arttırılmasına karar verilmiştir. 4. Sanık mağdurenin rızasının olduğunu savunmuş ise de; alınan raporda mağdurenin ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğu ve kendisine yapılan eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağının belirtildiği, mağdurenin rızası hukuken üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin olmadığından hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki sanığın mağdureyi mezarlık ziyareti bahanesiyle mezarlığa götürdüğü, devamında cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini hile ile gerçekleştirdiği, yine eylemlerin sanık tarafından cinsel amaçlarla gerçekleştirildiği, dolayısıyla sanığın cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kanaatine varıldığından cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı işlediğinden, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi gereğince bir kat arttırılmasına karar verilmiştir. Sanık kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cinsel amaçla işlediğinden, sanığa verilen cezanın aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince 1/2 oranında arttırılmasına karar verilmiştir. 5. Her ne kadar sanık mağdurenin rızasının olduğunu savunmuş ise de; yukarıda belirtildiği üzere mağdurenin ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğu ve kendisine yapılan eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacak durumda olduğu, bu durumun sanık tarafından bilindiği, mağdurenin rızasının hukuka uygunluk nedeni olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmış ve sanığın savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığından itibar edilmemiştir. 6. Cezanın Tayin, Tespit ve Kişiselleştirilmesi; Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan dolayı cezası tayin edilirken suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, zararın miktarı, sanığın kişisel hali, eylemin beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan ve üçüncü derece kan hısımı olan mağdureye karşı işlenmiş olması, her iki nitelikli halinde aynı anda gerçekleşmiş olması, bu nedenle meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınmış ve temel cezası tayin edilirken alt sınırdan ayrılınmıştır. Sanığın duruşmalarda gözlenen tutumu, eylem öncesi ve sonrası davranışları, eylemlerinden pişmanlığının gözlenmemesi, hakkında olumlu kanaat oluşmaması dikkate alınmış ve takdiri indirim hükümleri uygulanmamıştır. Sanığa verilen cezanın süresi dikkate alınarak paraya çevirme, erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına dair hükümler uygulanmamıştır. 7. Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezası tayin edilirken suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, zararın miktarı, sanığın kişisel hali, eylemin benzerlerinden farklılık göstermemesi dikkate alınmış ve temel cezası takdiren alt sınırdan tayin edilmiştir. Sanığın duruşmalarda gözlenen tutumu, eylem öncesi ve sonrası davranışları, eylemlerinden pişmanlığının gözlenmemesi, hakkında olumlu kanaat oluşmaması dikkate alınmış ve takdiri indirim hükümleri uygulanmamıştır. Sanığa verilen cezanın süresi dikkate alınarak paraya çevirme, erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına dair hükümler uygulanmamıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemekle, "...Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde TCK'nın 109/3-f maddesi uyarınca takdir edilen 4 yıl hapis cezasından TCK'nın 109/5 maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılırken hapis cezasının 6 yıl yerine 5 yıl olarak belirlenmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini, aleyhe istinaf bulunmadığından davanın yeniden görülme sebebi sayılmayarak bu hususlar eleştiri konusu yapılmıştır...." şeklindeki eleştiri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı belirtilmekle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.05.2023 tarihli ve 2023/669 Esas, 2023/633 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla