Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/10507 E. , 2023/8987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/269 E., 2023/421 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/10507 E. , 2023/8987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/269 E., 2023/421 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; 1. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/218 Esas, 2022/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/269 Esas, 2023/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğuna, olayın kurgu olduğuna, mağdurenin ailesi ile müvekkili ve ailesi arasında husumet bulunduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, keşif yapılmadığına, mağdurenin anlattığı yerlerde iddia konusu suçun işlenemeyeceğine, savunma için kısa süre verilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, kararın bozulması talebine, müvekkilinin beraati ile tahliyesine karar verilmesine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri Özetle üst sınırdan hüküm kurulmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına, mağdurenin istikrarlı ve tutarlı olarak beyanlarda bulunduğuna, sanığın zincirleme şekilde cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olduğuna ve kararın sanık aleyhine bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay tarihlerinde, 2018 ve 2022 yılında, sanığın mağdureyi çağırarak su deposunun yanındaki kulübeye götürdüğü, burada mağdurenin kıyafetlerini çıkararak mağdurenin göğüs ve ön özel bölgesine dokunup sıkıp bırakması şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinde, Mahkemece sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin istikrarlı ve itibar edilebilir beyanlarının olduğu değerlendirilerek, mağdurenin ailesi ile sanık arasındaki husumetin sanık tarafından iki farklı şekilde anlatıldığı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilip savunmaya itibar edilmeyerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/269 Esas, 2023/421 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.