Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/10637 E. , 2023/8683 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/964 E., 2023/1189 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/10637 E. , 2023/8683 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/964 E., 2023/1189 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ. 1. Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2022/195 Esas, 2023/95 Karar sayılı kararı ile sanığın zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/964 Esas, 2023/1189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulup re'sen de istinafa tabi hükme yönelik sanık müdafinin, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birici fırkasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Sübuta, mağdure, şikayetçilerin ve tanık beyanlarına rağmen intikalin çok geç olduğuna ve beyanlarla örtüşmediğine, başka bir istismar iddiası sırasında sanık hakkında iddialarda bulunulduğuna, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, görgüye dayalı tanık bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması ve beraat talebine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suçun mağdure üzerindeki ağır sonuçları düşünülerek sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması, zincirleme suç hükümleri uygulanırken yapılacak artırımın da üst sınırdan yapılması gerektiğine, vekalet ücreti talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, mağdurenin alt komşusu olduğu dönemde, mağdure on bir-on iki yaşlarında iken, mağdureyi öncelikle aracında bulunan elektrikli bir aleti göstermek sureti ile korkuttuğu, sonrasında mağdure ile karşılaşmalarında sarılarak ve özel bölgelerini elleyerek istismarda bulunduğu, bu süreç içerisinde porno film izlemeye davet ettiği ve bir gün ormanlık bir alanda cinsel organını mağdurenin ağzına sokmak sureti ile nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, olayların yaşandığı dönemde mağdurenin yaşı nedeni ile sanıktan korktuğu bu nedenle kimseye anlatamadığı ancak sanığın 12.07.2016 tarihinde mağdureyi araması ile yaşananları hatırlattığı ve mağdurenin şikayetçi olduğu kabul edilen olayın oluş şekli gereği, dosya içerisinde bulunan HTS kayıtları, tutarlı mağdure beyanı ve adli görüşme değerlendirme raporu ile mağdurenin olay sonrası yaşadığı travmaya bağlı psikolojik durumu karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş mahkumiyet hükmü kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/964 Esas, 2023/1189 Karar sayılı kararında sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak sayın üyeler ... ve ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Mağdurenin olayın üzerinden yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra başka şahısların kendisini istismar ettiğinine dair ithamları ile sanığın eylemlerini de anlatmasıyla gerçekleşen intikalin doğal olarak ortaya çıkmadığı, mağdurenin psikolojik olarak tedavi gördüğü, alınan beyanında kendisi lezbiyen olarak tanımladığı, soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığın ağzına organ sokması eylemini ormanlık alanda, duruşma sırasında alınan beyanında ise mastürbasyon yapıp cinsel organını ağzına sokma eylemini parkta açık alanda yaptığına dair olay yeri ve olayın oluş biçimi konusunda açık çelişkiye düştüğü, kovuşturma aşamasında alınan beyanında bulunan adli görüşmecinin mağdurun ifade sırasında beklenenden daha rahat olduğu, ifadelerinde tutarsızlıklar olduğu, samimi bir ifade izlenimi oluşturmadığı, duygularının iddiaları ile tutarlı olmadığına dair raporu, Tanık ...’nın; mağdurun beş yıl önce kendisine bu olayı anlattığını kendisinin de müşteki ...’ya anlattığını beyan etmesine rağmen, müşteki...’nın hazırlık aşamasında alınan beyanında olaydan önceden haberi olmadığını beyan ettiği; Mahkeme gerekçesinde her ne kadar sanığın mağdureyi elektrikli bir aleti göstermek suretiyle korkuttuğunu belirtilmişse de, mağdurenin beyanında; sanığa kendisinin araçlarındaki elektro şok aletini gösterip şakadan korkuttuğunu beyan ettiği, dosyada mevcut HTS kayıtlarında 12.07.2016 tarihinde sanığın mağdureyi 3 kere aradığı belli ise de; bu durumun sanığın savunmasının aksine olayın gerçekleştiğine dair delil oluşturmadığı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sayın çocuğunluğun görüşüne katılmıyoruz. 25.12.2023