İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/11140 Karar: 2024/9 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/11140 K.2024/9

9. Ceza Dairesi 2023/11140 E. , 2024/9 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/237 E., 2023/299 K. KATILANLAR : ...,... KATILAN MAĞDUR : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/11140 E. , 2024/9 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/237 E., 2023/299 K. KATILANLAR : ...,... KATILAN MAĞDUR : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/11140 E. , 2024/9 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/237 E., 2023/299 K. KATILANLAR : ...,... KATILAN MAĞDUR : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/225 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararı ile; sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/489 Esas, 2022/575 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/489 Esas, 2022/575 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.10.2022 tarihli ve 2022/9934 Esas, 2022/9398 Karar sayılı kararı ile özetle; sanığın katılan mağdura yönelik cinsel istismar eyleminin kısa zaman aralığında, araya uzun süreli bir kesinti girmeden gerçekleştiği ve dolayısıyla temadi eden eylemin tek suç olarak kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmayacağının gözetilmemesi, yine sanığın suç tarihinde on beş yaşından küçük katılan mağduru ağaçların arasına götürdükten sonra zorla omuzlarından bastırıp yere eğdirerek direncini kırmasına müteakiben eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması sebebiyle aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının tatbik edilmemesi suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/237 Esas, 2023/299 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkrası uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Cinsel istismar suçunun ve nitelikli halinin gerçekleşip gerçekleşmediğine dair yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını, sanığın atılı suçu işlemediğini, sanık katılan mağdurun on beş yaşından küçük olduğunu bilmediği için suçun yasal unsurlarının oluşmadığını, katılan mağdurun çelişkilerle dolu, güvenilirlikten uzak ve soyut beyanlarından başka delil bulunmadığını, sanığın uyuşturucu içirdiğine ve içtiğine dair ididasının raporla doğrulanmadığını, suçun nitelikli olup olmadığının tespiti amacıyla sanığın DNA’sının katılan mağdurun iç çamaşırının hangi kısmında olduğunun ve rızanın varlığı yönünden ise katılan mağdurun menisinin iç çamaşırında bulunup bulunmadığının incelenmesinin gerektiğini, eylemin cebir veya tehditle gerçekleştiğine dair delil olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasının, alt sınırdan uzaklaşılmasının ve sanığın son celsede pişman olduğunu söylemesine rağmen takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğunu, katılan mağdurun direnme ve yardım isteme imkanı bulunmasına rağmen bu imkanları kullanmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Kastın mevcudiyeti ve yoğunluğu, eylemin gerçekleştirilme şekli, olay yeri, katılan mağdurun durumu, suç konusunun önem ve değeri, suç sebep ve saikleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın olay günü mezarlıkta tanıştığı on beş yaşından küçük olan katılan mağdura anal ve oral şekilde istismarda bulunduğu iddiası ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın atılı suçlamayı reddettiği, katılan mağdurun haber verdiği ailesinin kolluk kuvvetlerine müracaatı ile intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan mağdurun sanığı teşhisi, sanığın DNA'sının katılan mağdurun iç çamaşırında tespit edildiğini ve katılan mağdurda fiili livata bulgusu olduğunu bildirir raporlar, sanığın çelişkili savunmaları ve husumet bulunmadığı dikkate alınarak atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Mahkemece suçun işleniş şekli, sanığın amacı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, her ne kadar sanık Yargıtay bozma kararı sonrası mahkeme huzurunda alınan savunmasında pişman olduğunu beyan etmiş ise de, Yargıtay bozma kararı öncesinde alınan savunmalarında pişmanlık duyduğuna dair bir beyanı bulunmaması nedeniyle pişmanlık beyanının samimi bulunmadığı ve sabıka kayıtları da dikkate alındığında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına, sanığın suç tarihinde on beş yaşından küçük katılan mağduru ağaçların arasına götürdükten sonra zorla omuzlarından bastırıp yere eğdirerek direncini kırmasına müteakiben eylemini gerçekleştirdiği anlaşıldığından cezasında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Katılan mağdurun aşamalardaki beyanları, savunma, raporlar, tutanaklar, Yargıtay bozma ilamı ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiş, sanık müdafiinin suçun sübutuna, teşdit, takdiri indirim ve 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına, katılan Bakanlık vekilinin sanığın takdiri indirim yapılmaksızın üst sınırdan cezalandırılmasına yönelik temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Hakkında katılma kararı verilen katılan mağdurun karar başlığında mağdur olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. 3. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/237 Esas, 2023/299 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla