Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/11797 E. , 2024/128 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 09.05.2023 SAYISI : 2023/514 E., 2023/683 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDUR : ... SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hü
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/11797 E. , 2024/128 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 09.05.2023 SAYISI : 2023/514 E., 2023/683 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDUR : ... SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli, 2022/427 Esas, 2023/33 Karar sayılı kararı ile sanığın, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/514 Esas, 2023/683 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri ile 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kriminal rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre sanığın cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığına, mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları olduğuna ve sair hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemesince; "Olay tarihinde sanık ...'in, mağdur ...'ı 26/07/2022 tarihinde şeker verme vaadiyle evinin alt katında otomobil garajı olarak kullandığı yere çağırdığı, burada mağdur ...'ın kıyafetlerini çıkardığı, eliyle cinsel amaçla mağdur çocuğun vajinasına dokunduğu, penisini mağdur çocuğun vajinal bölgesine içeri sokmaksızın sürttüğü, akabinde aynı gün mağdurun arkadaşı olan tanık ...'e yaşananları anlattığı, mağdurun annesine söylemekten çekinmesi sebebiyle tanık ...'in, mağdurun annesine anlattığı, mağdur ve ailesinin şikayetçi olması üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği hususunda Mahkememizde vicdani kanaat oluşmuştur. Sanık ... 30/12/2022 tarihinde Mahkememizde, mağdur ...'ı aynı mahallede komşuları olması nedeniyle tanıdığını, mağdurun babası ile garajının önüne aracını park etmesi nedeniyle birkaç kez sözlü olarak tartıştıklarını, en son uyardığında yakasını tuttuğunu, mağdur ile hiç garajda yalnız kalmadığını, garaja girdiğini hiç görmediğini, olay günü garajının kapısının açık olduğunu, havalandırmak için açtığını, babası ile yaşadığı tartışma nedeniyle kendisini karaladıklarını düşündüğünü, garajda bulunan bezlerin oğlu ...'in aracına ait olduğunu, garajda kendisinin ve oğlunun arabaları bulunduğunu, garajın kapısının evde olmadıkları zamanlarda kilitlediklerini, ancak onun haricinde kilitlemediklerini, garajın kapısının demirden yapıldığını, sürgülü olduğunu, kapalıyken içerisinin özellikle bakılmadığı sürece görünmediğini, kapı açıkken sadece tüller kaldığı için tamamen göründüğünü beyan etmesine karşın, 27/02/2022 tarihinde Finike Cumhuriyet Başsavcılığında özetle, mağdurun babasının ismini dahi bilmediğini, çocuğun ailesi ile bir samimiyetlerinin ve husumetinin bulunmadığını, mağdurun ismini karakolda öğrendiğini, ismini dahi bilmediğini beyan etmiş ise de; arama tutanağı ve olay yeri inceleme raporu ile olay yerinde bayram şekeri ambalajlarının bulunduğunun tespit edildiği, sanığın mağdurun ailesi ile arasındaki husumete yönelik çelişkili beyanlarda bulunduğu, kaldı ki park tartışması sebebiyle mağdur ve ailesinden mağdur ...'un iffetini ortaya koyarak sanığa iftira atmasının beklenemeyeceği, mağdur ...'un beyanlarının tüm aşamalarda istikrarlı olduğu ve değişmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdur beyanları ve tanık anlatımlarıyla doğrulanmayan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine dair savunmalarına itibar edilmemiştir. Mağdur ... 30/12/2022 tarihinde Mahkememizde özetle, evlerinin yanında demir kapılı bir ev olduğunu, sanığın kendisine şeker vereceğini söylediğini ancak kendisinin şeker vermesine izin vermediğini, kendisini araba garajının içerisine götürdüğünü, mahrem bölgesini işaret ederek ... 'in kendisinin cinsel organına baktığını, garajın içinde iki tane araba olduğunu, gündüz vakti kapının kapalı olduğunu, sanığın cinsel organını açtığını, kendi cinsel organına sürttüğünü, bu olayın bir kere olduğunu, sürttükten kıyafetlerini giydirdiğini, pantolonunu giydirdiğini, sürtme sonucu bir sıvı gelmediğini, daha önce özel bölgelerine dokunan kimsenin olmadığını, sanığın eliyle özel bölgesine dokunduğunu beyan etmiş; mağdurun beyanlarının tüm aşamalarda tutarlı olduğu, eylemlere ilişkin detaylar barındırdığı ve değişmediği, anlatımlarının arama tutanağı ve olay yeri inceleme raporu ile uyumlu olduğu, mağdur ve ailesi ile sanık arasında sanığa suç isnadında bulunmayı gerektirir husumet bulunmadığı, mağdur ve ailesinin olay tarihinde aynı gün şikayetçi olduğu hususları ile mağdur beyanının katılan ve tanık anlatımları ile doğrulandığı hususu birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun aşamalarda özü itibariyle değişmeyen beyanlarına itibar edilmiştir. Çocuğun Cinsel İstismar Suçu Bakımından Yapılan Hukuki Değerlendirme: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30/06/2015 gün ve 810-268 sayılı kararı ile ''cinsel suç mağdurunun tüm aşamalarda tutarlı ve özde değişmeyen beyanının yan delillerle desteklenmesi durumunda cinsel istismar suçunun sabit olduğunun kabul edilmesi gerektiği'' görüşü benimsenmiştir. Cinsel suçlar eylem yapısı gereği çoğunlukla failin bir delil bırakmadan işlediği suçlardır. Buna göre bu tür davalarda delillerden en önemlileri, mağdurun beyanları, adli raporlar, sanık ile mağdur arasındaki olay öncesi ilişki, yakınlık ve aralarında husumet bulunup bulunmamasıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdur ...'un, sanık ...'in 26/07/2022 tarihinde kendisine yönelik cinsel eylem gerçekleştirdiğini beyan ettiği, bu durumun adli mercilere mağdur ve arkadaşı olan tanık ...'in, mağdurun ailesine anlatması üzerine 26/07/2022 tarihinde intikal ettiği, bunun öncesinde mağdur ...'un, arkadaşı olan tanık ...'e anlattığı, olayın adli mercilere intikal ediş şekli ve zamanının hayatın olağan akışına aykırı bulunmadığı, mağdur ve ailesi ile sanık arasında dosyaya yansıyan bir husumetin bulunmadığı, mağdur, katılan ve tanığın aşamalardaki tutarlı, özde değişmeyen ve istikrarlı beyanları ile sanığın mağdur, katılan beyanları ve tanık anlatımlarıyla doğrulanmayan savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı eylemin sübuta erdiği kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 103/1. maddesinin birinci cümlesi kapsamında kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçunu mu yoksa aynı fıkranın ikinci cümlesinde yer alan sarkıntılık suretiyle çocuğun basit cinsel istismarı suçunu mu oluşturduğu hususlarının tartışılması gerekmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda sarkıntılık; bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ani ve kesiklik gösterip devamlılık arz etmeyen, basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan davranış veya davranışlar olarak kabul edilmelidir. Birbirini takiben yapılıp mağdurun vücudunun birçok değişik bölgesine dokunma eylemlerinin ani ve kesintili sayılayamayacağı da göz önüne alınmalıdır. Buna göre cinsel saldırının temel şekli kapsamında değerlendirilen belirli bir ağırlığa ulaşmayıp ani ve kesintili hareketlerle gerçekleştirilen fiiller sarkıntılık kapsamında telakki edilecektir. Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 07/04/2016 tarih ve 2016/1054 Esas 2016/3471 Karar numaralı kararı ile, ''sanığın mağdurenin cinsel organını sıkması nedeniyle mağdurenin bağırması ve tanık Muhammed'in gelmesi üzerine sanığın olay yerinden ayrılması şeklindeki ani nitelikte, devamı bulunmayan, kesik biçimde gerçekleştirdiği eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında...'' şeklinde karar verilmiştir. Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 08/04/2016 tarih ve 2014/7084 Esas 2016/3515 Karar numaralı kararı ile, sanığın mağdureyi omzundan çekip yanağından öpmesi eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 08/02/2016 tarih ve 2014/4609 Esas 2016/931 Karar numaralı kararı ile, sanığın mağdurenin kalçasını okşamasının ardından göbeğinden tutup okşaması eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdur ... 27/07/2022 tarihli beyanında, sanığın cinsel organından siyah renkli sıvı geldiğini beyan etmiş ise de; Mahkememizdeki beyanında sanığın cinsel organından sıvı gelmediğini beyan ettiği anlaşılmakla, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 07/12/2022 tarihli raporu ile mağdurun kendisine karşı gerçekleştirildiği iddia edilen cinsel istismar fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediği, mağdurun ifadelerine kısmen itibar edilebileceğinin tespit edildiği, bu cihetle sanığın mağdura yönelik eyleminin cinsel arzularını tatmine yönelik olduğu, eylemlerinin ani ve kesiklik gösterip devamlılık arz etmediği, bu cihetle sanığın üzerine atılı sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği yönünde Mahkememizde kanaat oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu işlediğinden bahisle Türk Ceza Kanununun 103/1-a delaletiyle 103/1-1.cümle, 53, 63 sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı eylemin ani ve kesintili olması nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı, eylemi bu haliyle sabit görülmekle eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1-2 ve 3. cümlesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak sanığın cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun 231., Türk Ceza Kanununun 50 ve Türk Ceza Kanununun 51. maddesi hükümlerinin uygulanmasına ayrı ayrı yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçesiyle hüküm kurmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince "Sanık ... ile katılanlar ve mağdure arasında herhangi bir husumet bulunmadığı, sanık ... bu hususun Cumhuriyet Savcılığı ve sorgu ifadelerinde belirtmiş, kovuşturma aşamasında mağdurenin babasıyla araç otoparkı yüzünden tartışmalar yaşandığını belirtmiş ise de bu savunma sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunma kapsamında kabulü gerektiği sonucuna varılmış söz konusu beyanı hükme esas alınmamıştır. Mağdure olay tarihinde 10 yaşını ikmal etmemiş olmakla birlikte fiziki gelişiminin emsalleri ile uygun olduğu herhangi bir psikopatolojisinin bulunmadığı beyanlarına itibar edilebileceği belirtilmiş, mağdurenin olayın akabinde durumu anlatması, ailesinin şikayetçi olması, alınan kriminal raporda sanık ve mağdurenin vücut sıvıları karışım halinde bulunamamış ise de sanığın giymiş olduğu mavi renkli pantolon üzerinde ve iç çamaşırında meni lekelerinin mevcut olduğu, sanığın yaşı ve mağdurenin anlatımları dikkate alındığında vücut sıvı örneklerinin mağdureye karşı cinsel organını sürtme sonucu oluştuğu sonucuna varılmış, mağdurenin cinsel organını kendi cinsel organını sürtme eylemi ve vücut sıvısı birlikte değerlendirildiğinde eylemin sarkıntılık sınırını aştığı cinsel istismar boyutuna geldiği sonucuna varılmış, Cumhuriyet Savcısı ve mağdure vekilinin mevcut suç yönünden istinaf başvurularının kabulüne, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun reddine, özgürlüğü kısıtlama suçundan verilen kararların usul ve yasaya uygun bulunması sebebiyle sanık müdafii ve mağdure vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış, cinsel istismar suçu yönünden sanığın kişilik özellikleri, cezanın sosyal ve uyarma amacı, sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayini ile karar tesis edilmiştir." şeklindeki gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/514 Esas, 2023/683 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi. ...