İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/1188 Karar: 2023/8403 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/1188 K.2023/8403

9. Ceza Dairesi 2023/1188 E. , 2023/8403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2375E., 2020/555K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarına yardım etme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi,

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/1188 E. , 2023/8403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2375E., 2020/555K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarına yardım etme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi,

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/1188 E. , 2023/8403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2375E., 2020/555K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarına yardım etme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, beraat, temiz isteminin kabule değer görülmemesinden dolayı reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma Katılan mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden; ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan mağdur ... vekilinin yokluğunda verilen ve 18.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 19.03.2020 tarihli, olaya özgü temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik iki kez çocuğun cinsel istismarı suçuna yardım etme ile iki kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan; suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar ile yine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 02.07.2020 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2018 Tarihli ve 2016/229 Esas, 2018/392 Karar Sayılı Kararı İle 1. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; Mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2. Sanık ... hakkında; a) Mağdur ...'ye yönelik sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, c) Mağdur ...'a yönelik eylem sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçuna yardım etmeden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve aynı Kanun'un 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d) Mağdur ...'e yönelik eylem sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçuna yardım etmeden, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e) Mağdur ...'a yönelik eylem sebebiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, f) Mağdur ...'e yönelik eylem sebebiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; Mağdur ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü ve son fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.03.2020 Tarihli ve 2019/2375 Esas, 2020/555 Karar Sayılı Kararı İle 1. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan, sanık ... hakkında; mağdur ...'ye yönelik sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçlarından, suça sürüklenen çocuk ... hakkında; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili, katılan mağdurlar ... ve ... vekilleri, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Sanık ... hakkında; iki kez çocuğun cinsel istismarı suçlarına yardım etme ve aynı mağdurlara yönelik iki kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure ... vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.07.2020 Tarihli ve 2019/2375 Esas, 2020/555 Karar Sayılı Ek Kararı İle Sanık ...'in mağdur ...'ye yönelik sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın katılan mağdur ... vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “Kararın temyize kabil olmaması sebebiyle temyiz isteminin reddine” karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2021 ve 30.01.2023 Tarihli, 14-2020/115917 Sayılı Tebliğnameleri İle Dava dosyası, ret, onama ve bozma görüşlü olarak Daireye tevdi edilmiştir. II. GEREKÇE A. Katılan Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi ile Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan mağdur ... vekilinin yokluğunda verilen ve 18.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 19.03.2020 tarihli, olaya özgü temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşıldığından, katılan mağdur ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği ve İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk ... hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, katılan Bakanlık vekili ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının anılan hükme ilişkin temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Temyiz İsteminin Reddine Dair 20.07.2020 Tarihli Ek Kararın Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince sanık ...'in katılan mağdur ...'ye yönelik eylemi sebebiyle hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, katılan mağdur ... vekilinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine dair ek kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. C. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdur ...'a Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, beraat ve mahkumiyet hükümlerine dair vicdanî kanıların dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mahkumiyet hükmüne ilişkin eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği gibi beraat hükmünün de yerinde olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddi kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Sanık ... Hakkında İki Kez Çocuğun Cinsel İstismarı Suçuna Yardım Etme İle İki Kez Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Sanık hakkında atılı suçlardan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile yeni hükümler kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. Bozma sebebine göre Tebliğnamede değişik gerekçeyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. III. KARAR A. Katılan Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi ile Suça sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2019/2375 Esas, 2020/555 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur ... vekili, katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Temyiz İsteminin Reddine Dair 20.07.2020 Tarihli Ek Kararın Temyiz İncelemesinde Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/2375 Esas, 2020/555 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Mağdure ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2019/2375 Esas, 2020/555 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, D. Sanık ... Hakkında İki Kez Çocuğun Cinsel İstismarı Suçuna Yardım Etme İle İki Kez Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2019/2375 Esas, 2020/555 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın heyet çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne karşı istinaf kanun yoluna başvurulması halinde bölge adliye mahkemesi ceza dairesince duruşma açılmaksızın delil değerlendirilmesi yapılarak beraat kararı verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Türk hukuk sisteminde istinaf kanun yolu ve istinaf mahkemeleri görece yeni getirilmiş kurumlardır. İstinaf ya da bizdeki adıyla bölge adliye mahkemeleri dünyada bazı ülkelerce kabul edilmiştir. Bazı ülkeler hukuk politikaları gereğince istinaf sistemini geniş anlamda bazı ülkeler ise ülkemizde uygulandığı gibi dar anlamda kabul etmiştir. Geniş anlamda istinaf sisteminin kabulü halinde; ilk derece mahkemesi kararlarına karşı taraflar ya da iddia makamınca istinaf kanun yoluna başvurulması durumunda istinaf mahkemesince ikinci bir yargılama yapılması için ilk derecede aşamasındaki gibi usül işlemlerine başlanıp ilk derece mahkemesince değerlendirilen tüm deliller istinaf mahkemesi önüne getirilerek yeniden değerlendirilir. Daha doğrusu ilk derece mahkemesince yapılan tüm işlemler ilk defa yargılama yapılırcasına yenilenir. Dar anlamda istinaf sistemini kabul eden hukuk sistemimizde ise; ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı taraflar ya da iddia makamı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması halinde istinaf istemini inceleyen daire 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesi gereğince: 1. İstinaf isteminin esastan reddine, 2. İstinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine, 3. İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozularak dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 4. Davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığına başlanmasına, karar verilebilir. Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri duruşma açmaya karar verirse 5271 sayılı Kanun’un 281 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince gerekli görülen delilleri yeniden değerlendirmek için eksiklik olan delilleri tartışmaya açar, geniş anlamda istinaf kurumunun kabul edildiği hukuk sistemlerindeki gibi tüm delilleri tekrardan toplamaz. 5271 sayılı Kanun’un 282 nci maddesinin birinci fıkrasının (a, b, c, d, e, ve f) bentlerinde belirtildiği şekilde deliller sadece ana hatlarıyla anlatılır. Bahsettiğimiz bu kanun maddelerinden anlaşılacağı gibi Türk hukuk sistemi dar anlamda istinaf sistemini kabul etmiştir. Dar anlamda istinaf sistemini kabul etmenin sonucu olarak genel ilke olan yüzyüzelik ilkesine istinaf mahkemeleri yönünden istisna getirilmiştir. Bu nedenle istinaf mahkemeleri delillerle doğrudan temasa geçmeden dosya üzerinden yaptığı incelemede değerlendirebilir. Türk Hukuk sisteminde sadece temyiz kanun yolu öngürülmüşken 5235 sayılı Kanun ile istinaf kanun yolu da sisteme eklenmiş olup bazı suçlar ve cezalar yönünden iki dereceli kanun yolu hukuk sistemimize dahil edilmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse. ......" şeklinde yer alan ifadeye göre Yargıtay’a tanınan “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate...” hükmünün işletilmemesi nedeninin ilk derece mahkemelerinin direnme hakkının elinden alınmaması olduğu kanaatindeyim. Bölge adliye mahkemelerince inceleme duruşma açılarak yapılsa dahi tüm delillerle yüzyüzelik ilkesine getirilen istisna ve ayrıca kanun yolu olarak yaptıkları istinaf incelemesinin üst kanun yolu olan temyiz denetimine tabi olacağı gibi dosya üzerinden bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararına karşı da taraflar ya da Cumhuriyet savcılığınca temyiz kanun yoluna başvurabileceği ve denetimden geçeceği de göz önüne alındığında; bölge adliye mahkemesi dairelerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 nci maddesinin kendisine tanıdığı yetkiye dayanarak duruşma açmadan, dosya üzerinden karar verebileceğinden sanığın beraatine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla