Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/12214 E. , 2024/3039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/155 E., 2023/227 K. ŞİKAYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bakanlık
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/12214 E. , 2024/3039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/155 E., 2023/227 K. ŞİKAYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY ve OLGULAR 1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1141 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2.Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/75 Esas, 2016/145 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan, 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ile Bakanlık ve mağdure vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.01.2023 tarihli ve 2021/13205 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararı ile "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili ve tanık anlatımları ile örtüşmeyen beyanları, olaydan on iki gün sonra gerçekleşen intikal, mağdurenin vajinal ilişkiden ve kanamadan bahsetmesine rağmen bu hususun alınan raporla doğrulanmamış olması, sanığın tüm aşamalarda bir dönem sevgili olduğu katılan mağdure ile hiç evine gitmediklerini, cinsel ilişki yaşamadıklarına yönelik savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçe ve eksik araştırma ile mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı" bulunarak bozulmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi 20.06.2023 tarihli ve 2023/155 Esas, 2023/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar vermiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurenin sanığın psikolojik saldırı ve baskısına maruz kalarak cinsel ilişkiye zorlandığına, sanık hakkında üst sınırdan ceza tayini ile mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın eyleminin sabit olduğuna, mağdurenin beyanlarının samimi ve tutarlı olduğuna, sanık hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. IV. KARAR A.Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde yer alan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE, B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi 20.06.2023 tarihli ve 2023/155 Esas, 2023/227 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.